Ayıplı Mal

Ayıplı Mal

Hemen hemen her gün yapmış olduğumuz alışveriş sonucunda bazı mağduriyetler yaşayabiliyoruz. Bu yazımızda ayıplı malın ne olduğundan ve tüketicilerin haklarından bahsediyor olacağız.

 

AYIPLI MAL NEDİR?

E-TİCARETTE AYIPLI MAL NE DEMEKTİR?

GİZLİ AYIPLI MAL NE DEMEKTİR?

AYIPLI MAL TESLİMİNDE TÜKETİCİNİN HAKLARI NELERDİR?

AYIPLI MALIN SÜRESİ NE KADARDIR?

AYIPLI MALDA ZAMAN AŞIMI

 

AYIPLI MAL NEDİR?

Ayıplı mal en açık ifadeyle, tüketicinin ürün alımı gerçekleştikten sonra alınan ürünün aslına sadık kalmaması durumunda ortaya çıkan durumdur. Alınan malın, satın alma esasına mutabık kalınan aslına, tekniğine, cismine, rengine, modeline, içeriğine uygun olmaması durumudur. Bu durum satış sözleşmesine de aykırı olduğundan tüketiciye bazı haklar tanınmıştır. TTK’NİN 3. Fıkrasında “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.” Şeklinde açıklanmıştır.

 E-TİCARETTE AYIPLI MAL NE DEMEKTİR

Son zamanlarda oldukça artan online ticaret herkese sık sık kullanılan bir alışveriştir. Fakat ayıplı mal satışının en büyük mağdurları yine online alışveriş ile ortaya çıkmaktadır. E-ticarette ayıplı mal durumunu önlemek için yapılması gereken birkaç maddeyi sizlerle paylaşacağız.

·         Ürün açıklamalarının detaylı ve yalın olması,

·         Ürün ambalajlarında ürün içeriğinin detaylı açıklanması,

·         Sipariş verilen ürünün doğru ve eksiksiz bir şekilde gösterilmesi,

·         Ürün görsellerinin yeterli ışık ve profesyonellikle çekilmiş olması gerekmektedir.

 GİZLİ AYIPLI MAL NEDİR?

Gizli ayıplı mal tüketici ürünü aldıktan sonraki süreçte , kullanım aşamasında hasar ve kusurun ortaya çıkması durumudur.

Tüketicinin bir hatası olmadan, ürün kaynaklı aksaklıklardır. Özellikle teknolojik aletlerin garanti kapsamında satışının sebebi olarak gösterilebilir.

 AYIPLI MAL TESLİMİNDE TÜKETİCİNİN HAKLARI NELERDİR?

    Satış sözleşmelerinde en sık karşılaşılan problemlerden biri de satışa konu mallarda karşılaşılan ayıplar sonucu tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi durumudur. Satıcının ayıptan sorumluluğu, TBK m. 219 – 231 hükümleri arasında düzenlenmiştir. Kanun maddesi kapsamında ayıp; satılanın, hasarın alıcıya geçtiği anda alıcıya bildirdikleri nitelikleri taşımaması veya satılandan beklenen yararları azaltan ya da kaldıran eksiklikler bulunması olarak tanımlanabilir.

 Malın ayıplı çıkması durumunda iade mümkün müdür? Elbette iade mümkündür ancak  iade her zaman mümkün değildir. Bu durumda zamanaşımı süresi önem kazanmaktadır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre aksi kanun veya taraflar tarafından belirlenmediği sürece ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile MALIN TÜKETİCİYE TESLİMİNDEN İTİBAREN 2 YILDIR.

Konut veya tatil amaçlı taşınmaz alınması durumunda ise 5 YILDIR.

 Zamanaşımı (TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN)

MADDE 12- (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır.

(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz.

(3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

 

    Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu tutulabilmesi için belli başlı şartların yerine gelmesi gerekir. Bunları aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

  • Türk Borçlar Kanunu m. 219 uyarınca Yarar ve Hasarın Alıcıya Geçmesi Anında Satılanda Ayıbın Var Olmasıdır. Bu maddeye göre ayıp niteliği gereği olabileceği gibi, maddi ve hukuki de olabilir
  • Türk Borçlar Kanunu m. 222 uyarınca Alıcının Ayıbı Bilmemesi ve Ayıbın Önemli Olmasıdır. Madde hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere, sözleşmenin kurulması anında alıcı, ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve bundan böyle satıcı bu ayıplardan sorumlu tutulamaz.

 

        Ayıbın önemli olarak kabul edilmesi için satılandaki ayıp sonucunda satışa konu malın değerinin veya elverişliliğinin ciddi derecede azalması veya tamamen kaybolması gerekir.

  • Türk Borçlar Kanunu m. 221 uyarınca Ayıptan Doğan Sorumluluğun Sözleşme ile Kaldırılmamış Olması gerekir.
  • Türk Borçlar Kanunu m. 223 uyarınca Alıcının, Kanunun Kendisine Yüklediği Külfetleri Yerine Getirmiş ve Ayıbı Kabul Etmemiş Olması gerekir. Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme yükümlülükleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıbı fark etmesi durumunda da bu ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür.

 

 Türk Borçlar Kanunu satıcının ayıplı mal teslim etmesi durumunda alıcıya bazı seçimlik haklar tanımıştır. Bu haklar m. 227 de hüküm altına alınmıştır:

Buna göre, “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
  • Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
  • İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

 

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı ise saklıdır.

 

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.02.2017 tarihli kararı: (Y.19.H.D. 2016-12132 E. 2017-1449 K.)

Dava, satış sözleşmesinde ayıplı aracın iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu iki ve sekiz günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Dava konusu araç, davacı alıcıya teslim edilmiştir. Davacı vekilinin dosya içindeki beyanı ve ihtarname içeriğinden de araçtaki ayıpların aynı gün öğrenildiği ayıp ihbarının ise daha geç yapıldığı anlaşılmış olup, ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilip getirilmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

 AYIPLI MALIN İADE SÜRESİ NE KADARDIR?

Satın alınan ürünün ayıplı çıkması durumunda, tüketici 30 gün içerisinde ihbar etmeli ve ayıplı mal iade süresi belirlenen zaman aralığında başlatılmalıdır. Aksi söz konusu olduğu takdirde tüketici haklarını kullanamaz duruma gelecektir.

Gizli ayıplı mal söz konusu ise, iade süresi 2 yıldır.

Tüketiciler ayıplı mal konusunda başvuruyu ertelememeli ve bir an önce iade işlemini başlatmalıdır.

 AYIPLI MALDA ZAMAN AŞIMI

Ayıplı mal durumunda satıcılar, tüketicinin zararını karşılamakla yükümlüdür. Satıcının sorumluluğu ise zaman aşımı süresiyle sınırlıdır. Zaman aşımı süresi 2 yıldır ve mal tesliminden itibaren başlamaktadır.

 SONUÇ

Alışveriş anında mağdur duruma düşebilir ve beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalınabilir.Bu gibi durumlarda alanında tecrubeli avukatlardan destek almak danışanların lehine olacaktır.Aslan&Duran Hukuk Bürosu olarak donanımlı kadromuz ile müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Saygılarımızla.

Hiç yorum yok, ilk yorumu siz yapın.

Yorumunuzu yazın

call me Bizi Arayın
whatsapp Bize Yazın