eyt hakkında merak edilenler

EYT Hakkında Merak Edilenler

EY’nin açılımı emeklilikte yaşa takılanlar demektir. 1999 yılında EYT kavramı hayatımıza girmiştir. Sosyal Sigortalar Kanununda yapılan değişiklikle sıkça duymaya başladığımız EYT kavramı erken yaşta emekli olabilme imkanı tanıyan bir düzenlemedir. Bu yazımızda eyt hakkında merak edilenler konu edilecektir. Eyt hakkında en çok sorulan soruların cevabının ele alınacağı başlıklarla konu ele alınacaktır.

EYT’den bahsetmezken emekli olabilmek için sigortalılık süresi, prim günü ve yaş şartı kriterlerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekiyordu. Yapılan yeni düzenleme ile beraber mutlak şart olarak aranan yaş kriteri artık vatandaşlar için zorunluluk olmaktan çıkmıştır.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespitindeki Amaç ve Hukuki Yarar

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinin yapılıyor olunmasındaki amaç sigortalık başlangıç tarihini ilk işe giriş bildirgesindeki tarihe kadar geriye götürmektedir. EYT düzenlemesinde, işe ilk giriş tarihi, sigortalılık süresini etkileyeceğinden; sigortalının, yaşlılık veya malullük maaşının bağlanmasını sağlamak için bu davayı açmakta hukuki yararı olacaktır. Sigortalının, sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması talebini aynı davada ileri sürmesi mümkündür.

Bu konuda daha önce web sitemizde yazılan makaleleri de inceleyebilirsiniz.

1 Günlük Sigorta Başlangıcının Tespiti Davası konulu makalemiz ile Hizmet Tespit Davası  başlıklı makalelerimizi de okuyabilirsiniz.

Eski Kanun Dönemindeki Düzenleme

8 Eylül 1999 tarihinde 4447 sayılı Kanun ile birlikte kadınlarda emeklilik yaşı 58, erkeklerde 60 olarak düzenlenmiştir. 2008 yılına gelindiğinde ise ilk kez sigortalı olarak işe başlayacaklar için 5510 sayılı Kanun ile emeklilik yaşı 65’e yükseltildi.

Emeklilikte yaşa takılanlar; sigorta başlangıç tarihi 9 Eylül 1999’dan önce olanları ve emekli olmak için gereken prim günü ve sigortalılık süresi şartını sağlamış olsa dahi yaşından dolayı emekli olamayanları kapsar.

Kısacası Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olanlar kişiler için EYT kavramı önem kazanıyor. Zira 9 Eylül 1999 öncesinde yaş şartı aranmaksızın prim günü ve sigortalılık süresi şartları sağlanarak da emekli olunabilirken, 8 Eylül 1999 tarihinde yapılan değişiklikle prim günü ve sigortalılık süresi şartlarının yanı sıra bir de yaş şartı getirildi.

Değişiklik öncesinde;

·         Kadınların 20 yıl, erkeklerin 25 yıl sigortalılık süresini doldurmuş olması

·         5000 gün prim şartını yerine getirilmiş olması

Emekli olabilmek için yeterli şartlardı.

EYT Kimleri Kapsıyor?

EYT; sigorta başlangıç tarihi 9 Eylül 1999’dan önce olanları ve emekli olmak için gereken prim günü ve sigortalılık süresi şartını sağlamış olup da yaşından dolayı emekli olamayanları kapsar.Çalışanların kapsamı için SSK, Emekli Sandığı veya Bağ-Kur ayrımı yapılmayacak olup sigorta gün sayısı ve prim bakımından değerlendirme yapılacaktır.

Yeni Düzenleme ile EYT Şartları

EYT şartları 2022 yılı için şu şekildedir:

  • 8 Eylül 1999 öncesinde sigorta kaydının mevcut olması
  • 5000 prim gün sayısını tamamlanmış olması
  • Kadınların 20 yıl, erkeklerin 25 yıl sigortalılık süresini doldurmuş olması 

EYT şartları 2022 için belirlenen kriterlerde görüldüğü gibi prim gün sayısı ve sigortalılık şartlarında bir değişim yoktur. Kanun tasarısı yaş mağdurlarının lehine olacak şekilde düzenlenmiştir. EYT yasasından yararlanabilecek olan kişilerin 8 Eylül 1999 tarihi öncesinde 18 yaşını tamamlamış olmaları gerekmektedir. Bu tarihte 18 yaşını doldurup sigortasını yaptırmış olan kişinin bugüne kadar toplam 24 yıllık sigortası olmuş olacaktır.

Sigorta Başlangıcının Tespiti Davası Kime Karşı Ne Kadar Süre İçinde Açılmalıdır?

Prim gün sayısının artırılmasına yarayansigortalılık başlangıcının tespiti davalarında Yargıtayca kabul edilmiş uygulamaya göre sigorta başlangıç tarihinin tespiti davalarında SGK kural olarak davalı olarak bulunmalıdır.

Mahkeme ilamı ile tespit yoluyla sigortalılık başlangıç tarihini tespit ettirmek isteyen çalışanlar, çalıştıkları ve hizmet akitlerinin başlatıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurmak zorunda olup aksi halde dava açma hakkı olunmayacaktır.

Hak Düşürücü Sürenin İşlemediği Haller

Usulüne uygun, işverence Kuruma verilmiş olan sigortalı ile ilgili belgeler hak düşürücü süreyi başlatma.Eğer çalışma Kurumun yetkili elemanları tarafından tespit edilebiliniyorsa da hak düşürücü sürenin uygulanmasından bahsedilemez. İşverence verilmesi gereken belgeler şunlardır;

  • İşe giriş bildirgesi,
  • Aylık prim bildirgeleri,
  • Dönem Bordroları

Kurum müfettiş tutanak veya raporları, ölçümleme belge ekleri veya Kurum yetkili elemanlarının sigortalıya ilişkin düzenledikleri belgeler Kurumca yapılan belirlemeler olarak kabul edilir ve bu durumlarda hak düşürücü süre söz konusu olmaz.

Sicil numarası gösterilmeyen, ancak sigortalının adının yazılı olduğu işverence Kuruma verilen belgeler de hak düşürücü sürenin işlemesine engel olur.

Kurumca işleme konulan bir vizite kâğıdının varlığı dahi hak düşürücü sürenin işlemesini durdurur.

Hak düşürücü süre içerisinde, işveren aleyhine açılan ancak Kurumun hasım olmadığı tespit davaları da hak düşürücü süreyi keser.

Dava Öncesi Kuruma Başvuru Şartı

5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.7/3 SGK’ya karşı açılacak olan davalarda; hizmet tespiti dışında kalan davalarda kuruma başvuruyu dava şartı olarak kabul etmiştir. Ancak yerleşmiş olan Yargıtay içtihatlarında, sigortalılık başlangıcının tespiti davalarında kuruma başvuru zorunluluğu aranmaktadır. Zira Yargıtay hizmet tespiti davalarını sigorta başlangıcı davalarından ayırmakta ve dava şartı öngörmektedir.

Yargıtay HGK 2017/10-2695 E, 2020/587 K :Dava, sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir. Davacı sigortalının dava açmadan önce Kuruma başvurusunun olmadığı ve mahkemece, başvurunun bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Kuruma başvuru şartının 6100 Sayılı Kanun’un 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir dava şartı olarak değerlendirilmesi gerekli iken kesin dava şartı olarak değerlendirilip davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, davacı tarafa 6100 Sayılı Kanun’un 115/2. maddesi uyarınca 7036 Sayılı Kanun’un 4. maddesindeki düzenleme gereği davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun ret iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süreli ihtarat gönderilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması hâlinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma başvuru şartının tamamlanması hâlinde ise davanın esasına girilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

Borçlanma

Kurum’da sigortalılık tescili bulunan ve adına hizmet bildiriminde bulunulan sigortalılar ancak bildirilen hizmetlerinden önceki bir tarih için sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası açabilecektir. Sigortalının borçlanma imkânının olması durumunda ise, örneğin askerlik borçlanması veya yurt dışında geçen sürelerin borçlanılması gibi durumlarda sigortalılık başlangıç tarihi borçlanılan süre kadar geriye götürülerek tespit edilecektir.

 --Doğum Borçlanması

Doğum borçlanması sayesinde, doğum nedeniyle çalışma hayatından bir süre boyunca uzak kalan kadınların, geriye dönük prim ödeme yapılmasına imkan verilmektedir.

Doğum Borçlanmasından Faydalanabilecek Kişiler

- Doğumdan önce; Hizmet akdine tabi çalışması bulunan kadın sigortalılar (2925 sayılı Kanun, mülga 506 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/1-a),

- Doğumdan önce; Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma kapsamında sigortalı sayılan kadın sigortalılar (Mülga 1479 sayılı Kanun, Mülga 2926 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun-4/b),

- Doğumdan önce; Kamu görevlisi kapsamında sigortalı sayılan kadın sigortalılar (Mülga 5434 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/c) ile bunların hak sahipleri, talepte bulunabilirler.

-  Askerlik Borçlanması

Askerlik borçlanması sayesinde askere giden kişilerin, askerlikte geçirmiş oldukları sürenin ya tamamının ya da belli bir kısmının emeklilikte geçerli olmak üzere yaşlılık malullük ve ölüm prim ödeme yapılmasına imkan verilmektedir. Askerlik borçlanması yapan kişiler, askerde geçirilen günleri sigorta prim gün sayısına ekleyebilir.

Askerlik Borçlanmasından Faydalanabilecek Kişiler

1- Askerlik yapmamış veya muaf olanlar askerlik borçlanmasından yararlanamazlar.

2- Askerliğin er veya erbaş olarak yapılması gerekmektedir. Yedek subay okulunda geçen süre de askerlik borçlanmasına dahil edilebilir.

3- Askerlik süresince Sosyal Güvenlik Kurumuna şahıs adına çalıştığı iş yerinden vb. herhangi bir prim ödenmemiş olması gerekmektedir.

4- Türk vatandaşlığına alınanlardan (zorunlu göçe tabi tutulan) Türk soyluların vatandaşlığa alındıkları tarihte 22 yaşını doldurmuş olanlardan geldikleri ülkelerde yaptıkları askerlik sürelerini belgeleyenler Türkiye’deki emsallerinin yaptığı askerlik süresinden fazla olması hallerinde emsalleri kadar borçlandırılacaklardır.

08.09.1999 ÖNCESİ SİGORTA GİRİŞİ OLANAR BAKIMINDAN


SSK(4/1-a) İÇİN,

25 yıl 5000 gün erkek

20 yıl 5000 gün kadın

BAĞKUR(4/1-b) İÇİN,

25 yıl 9000 gün erkek

20 yıl 7200 gün kadın

EMEKLİ SANDIĞI(4/1-c) İÇİN,

25 yıl 9000 gün erkek

20 yıl 7200 gün kadın


Şartlarını tamamlayanlar emekli olabilmektedir.

KISMİ EMEKLİLİK

8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan, fakat emeklilikte yaşa takılan biri 3600 gün prim ödeme şartı ile birlikte yaş şartını yerine getirdiği takdirde emekli olabilir.

Kısmi emeklilik şartları,


SSK,

15 yıl 3600 gün 55 yaş erkek

15 yıl 3600 gün 50 yaş kadın

BAĞKUR,

15 yıl 5400 gün 55 yaş erkek,

15 yıl 5400 gün 50 yaş kadın

EMEKLİ SANDIĞI,

15 yıl 5400 gün 55 yaş erkek,

15 yıl 5400 gün 50 yaş kadın


Şartlarını tamamlayanlar kısmi emeklilik kapsamında emekli olabilmektedir.

Emeklilik Başvurusu Nasıl Yapılır?

Emeklilik başvuruları için e-Devlet uygulaması üzerinden talep oluşturulabilmektedir.

Uygulamada ilk olarak “gelir, aylık ödenek talep belgesinin verilmesi” sekmesine tıklamak, ardından “yeni başvuru” sekmesi üzerinden “yaşlılık aylığı” butonunun seçilmesi gerekiyor.

SSK kapsamında aylık talep edeceklerin ise “4A”, BAĞ-KUR kapsamına girenlerin ise “4B” seçeneğini işaretleyip ‘Başvur’ butonunu tıklaması gerekiyor.

Özetle olarak, sigorta başlangıç tespiti davalarının amacı bir günlük sigortalılığın tespitidir. Dava işverene değil, Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı açılmalıdır.

Kanunca öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmalıdır. Kuruma herangi bir bildirim yapılmadığı hallerde bu süre işleyecektir. Ancak Yargıtay kararlarında öngörülmüş olan, süreyi kesen veya süreden etkilenmeyen hallerde de dava açılabileceğine dikkat edilmelidir.

Aslan & Duran Hukuk

Aslan & Duran Hukuk Bürosu olarak uzman kadromuz ve uzun yıllara dayanan tecrübemiz ile yanınızdayız. Sigorta Başlangıcının Tespiti Davası konusunda gerekli araştırılmaların yapılması ve bir hak kaybına uğramamak adına hukuki danışmanlık alınması her zaman önemlidir. İş Hukuku konusunda uzman ekibimiz ve avukatlarımız ile müvekkillerimizin memnuniyeti yönünde gerekli hizmeti vermekteyiz. Blog sayfamızda ve sosyal medya hesaplarımızda güncel konuları anlık olarak paylaşmaktayız. Bu anlamda güncel gelişmelerden haberdar olabilmek için twitter sayfamızı takip edebilirsiniz.

 

Hiç yorum yok, ilk yorumu siz yapın.

Yorumunuzu yazın

call me Bizi Arayın
whatsapp Bize Yazın