İkinci El Araç Satışında Satıcının Sorumluluğu

ikinci el araç satışı

İkinci El Araç Satışında Satıcının Sorumluluğu

İkinci El Araç Satışında Satıcının Sorumluluğu 960 524 AdminAD24

İkinci el araç satışlarında yaşanan artış beraberinde bazı sorunları da getirmektedir. Bunlardan en önemlisi de ayıplı araç satışı ve bundan doğan mağduriyetlerdir. Bu yazımızda ikinci el araç satışında satıcının sorumluluğu konus ele alınacaktır. İkinci el araç satışında ayıplı sayılan hallerin neler olduğu, zamanaşımı konusu, yetkili ve görevli mahkeme konuları da ele alınacaktır.

İkinci El Araç Satışında Satıcının Sorumluluğu

İkinci el araç satışında meydana gelen artışlar ve araçlarda meydana gelen ayıplar nedeniyle satıcının sorumluluğuna gidilmesi ve satıcının sorumluluğunun belirlenmesi gerekmektedir. Satıcıların hem hukuki hem de cezai sorumluluğuna gidilebilmesi mümkündür. Ticari faaliyet kapsamında meslek olarak araç satışı ile uğraşan kimseler ile kendi aracının satışını gerçekleştiren kimseleri sorumluluğu ve bağlı oldukları kurallar birbirinden farklıdır.

Ayıplı Mal

Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.
TKHK m. 8 gereğince ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.

Satılan şeyin satıcının bildirdiği vasıfları taşımamasından değerini veya sözleşme gereğince beklenen faydaları azaltan ya da kaldıran eksikliklerinin bulunmasına ayıp denir. Satıcı, alıcının satış sırasında bilmekte olduğu ayıplardan sorumlu olmadığı gibi, satılana olağan dikkati göstermekle fark edebileceği ayıplardan da ancak onların mevcut olmadığını garanti etmişse sorumlu olur.

Satılan şeyin satıcının bildirdiği vasıfları taşımamasından değerini veya sözleşme gereğince beklenen faydaları azaltan ya da kaldıran eksikliklerinin bulunmasına ayıp denir. Satıcı, alıcının satış sırasında bilmekte olduğu ayıplardan sorumlu olmadığı gibi, satılana olağan dikkati göstermekle fark edebileceği ayıplardan da ancak onların mevcut olmadığını garanti etmişse sorumlu olur.
Genellikle araçta ayıplı mal sayılan haller

  • Aracın hasar kaydı
  • Değişen parçalar
  • Kilometresi ile oynanması
  • Yakıtla ilgili problemler
  • Sunroof, radyo, kapı, far, camlar vs. düzgün çalışmıyor olması
  • Aracın şanzımanında, motorunda vs. aksaklık olması
  • Şasede bozulma, eğilme vs.
  • Balata veya yağ sisteminin sorunlu olması
  • Vaat edilenden düşük performans

Aracın Satışını Gerçekleştiren Kişilerin Sorumluluğu

AYIP, açık ve gizli ayıp olmak üzere ikiye ayrılır. Eşyada bulunan türüne göre farklı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Açık Ayıp, ilk bakışta göze çarpan, basit bir gözden geçirme ile anlaşılabilen ayıplardır. Gizli Ayıp ise ilk bakışta anlaşılamayan, zamanla ortaya çıkan ayıplardır. Örneğin motorun sorunlu olması gizli ayıbı oluşturur.

TBK 219’a göre satıcı kusuru olmamasına rağmen; ikinci el araç satıcısı, alıcıya karşı satılan şeyde bildirdiği niteliklerin mevcut olmamasından, ikinci el aracın nitelik veya niteliğini etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, ekonomik ve hukuki ayıplardan sorumludur. Satıcı ikinci el araçtaki ayıplara kendisi sebebiyet vermemiş olsa dahi sorumludur. Satıcı, ikinci el aracı ayıplı ifada bulunmuşsa, alıcıya karşı üstlenmiş olduğu borcu gereği gibi ifa etmeme nedeniyle yine sorumludur. Bu durum Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 2016/4472 E. ve 2018/6303 K. sayılı kararında, “Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” şeklinde ifade edilmiştir.TBK 222/1’e göre araç satışı gerçekleşmeden önce alıcının fark edip kabul ettiği veya satıcının alıcıya bildirdiği durumlarda satıcının ayıp sorumluluğundan bahsedilemez.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise tarafların sorumsuzluğuna ilişkin olarak yapılan anlaşmalardır. TBK m. 221 gereğince sorumsuzluk anlaşması kapsamında, satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. TBK m. 222/1’e göre araç satışı gerçekleşmeden önce alıcının fark edip kabul ettiği veya satıcının alıcıya bildirdiği durumlarda satıcının ayıp sorumluluğundan bahsedilemez.

Gözden geçirme ve satıcıya bildirme yükümlülüğü söz konusu ise alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulduğu anda gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, TBK m. 223’te ifade edildiği üzresatılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz, satıcı ağır kusurlara katlanmak zorundadır.

İspat yükü

Araçtaki ayıpların alıcıya bildirildiğinin ispatı satıcıdadır. Günümüzde ikinci el araç satışları çoğunlukla internet ilanları üzerinden yapılmaktadır ve bu şekilde yapılan satışlar satıcının araçtaki ayıpları alıcıya bildirdiğinin ispatı niteliğindedir.  İspat açısından araçtaki ayıpların yazılı olarak bildirilmesi önemlidir.

Alıcının ekspertiz incelemesi yaptırma zorunluluğu yoktur. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2016/26690 E.  ve 2019/9299 K. Sayılı kararında da hükmedildiği üzere; “Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, TRAMER kayıtlarını inceleme, TRAMER’e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur.”

Ayıpların satıcıya ihbar edildiğinin ispat yükümlülüğü ise alıcıdadır. Bu nedenle noter kanalıyla ihtarname çekmek ya da iadeli taahhütlü mektup aracılığıyla bildirimde bulunmak alıcı tarafa ispat kolaylığı sağlayacaktır.

Alıcının Seçimlik Hakları

Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
  • Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
  • İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Alıcıya ayıplı olarak verilen araç; ayıp nedeniyle, beklenmedik halden ötürü yahut mücbir sebepten ötürü yok olur veya ağır hasar alırsa alıcı yine yukarıda bahsettiğimiz seçimlik hakları kullanabilir.

Örneğin araçtaki ayıp bir kaza sonrasında öğrenilirse aracın pert olması vs. seçimlik hakların kullanılmasına engel olmaz. Ayıp bu tür bir olaydan önce öğrenilse dahi araç sonradan pert olur, yok olur vs. olursa gene bu haklar kullanılabilir. Bu durumda alıcı yalnızca aracın elinde kalan kısmını vermekle yükümlü olur. Eğer araçtaki bu tür eksiklikler alıcıdan ötürü ortaya çıkarsa alıcı yalnızca ayıptan ötürü araçtaki değer eksikliğini satıcıdan talep edebilir.

Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

TBK m. 227 gereğince satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.
Dönmenin sonuçları TBK m. 229’da düzenlenmiştir. Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:

  • Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
  • Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
  • Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.

Zamanaşımı

TBK m.231 satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

Alıcının Borçları

1- Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması, madde 232’de düzenlenmiş olup hükme göre alıcı, satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlüdür. Aksine yerel âdet veya anlaşma yoksa, satılanın hemen devralınması gereklidir.

2- Satış bedelinin belirlenmesi madde 233’te düzenlenmiş olup hükme göre, Alıcı, satış bedelini belirtmeksizin, malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır. Satış bedeli, satılanın ağırlığına göre hesaplanıyorsa, darası indirilir. Bazı ticari malların satışında, daralı ağırlıktan miktar olarak ya da yüzde hesabıyla bir indirim yapılmasına veya bedelin, daralı ağırlık üzerinden belirlenmesine ilişkin ticari teamüller saklıdır.

3- Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi madde 234’te düzenlenmiş olup hüküm gereğince, aksine sözleşme yoksa, satılan alıcının zilyetliğine girince satış bedeli muaccel olur. Faiz istenebileceği konusunda bir teamül varsa veya alıcı maldan ürün ya da diğer verimler elde etme imkânına sahip ise ya da belirli günün geçmesiyle temerrüdün gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın satış bedeline faiz istenebilir.

Ticari Amaçla Araç Satan Kişilerin Sorumluluğu

Satıcı, ticari veya mesleki amaçlarla ikinci el araç satışını meslek haline getirmiş biri ise bu kişilerin araç satışından doğan uyuşmazlıklara Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacaktır.
İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik m. 13 kapsamında ikinci el motorlu kara taşıtının tanıtımı ve ilanı şu şekildedir;

Satışa sunulan ikinci el motorlu kara taşıtının üzerinde kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde taşıta ilişkin tanıtıcı bilgilerin güncel olarak yer aldığı bir tanıtım kartı bulundurulur.
Tanıtım kartında yetki belgesi numarasına ve ikinci el motorlu kara taşıtına ilişkin aşağıdaki asgari bilgilere güncel olarak yer verilir:

  • Markası, cinsi, tipi ve model yılı.
  • Rakam veya harflerinin bir kısmı karartılmak suretiyle motor ve şasi numarası.
  • Plaka numarası.
  • Yakıt türü.
  • Kilometresi.
  • Satış fiyatı.
  • Boyalı ve değişen parçaları.
  • Niteliği belirtilmek suretiyle hasar kaydı.
  • Üzerinde rehin veya haciz gibi şerhlerin bulunup bulunmadığı.

İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretine yönelik ilan veren işletmeler bu ilanlarda aşağıdaki hususlara uymakla yükümlüdür:

  • Yetki belgesi numarası ve yetki belgesindeki işletme adı veya unvanı ile ikinci fıkrada belirtilen diğer bilgilere güncel olarak yer vermek.
  • Üçüncü kişileri yanıltıcı bilgi ve belgelere yer vermemek.

İkinci el motorlu kara taşıtının satılması veya taşıt teslim belgesinin süresinin sona ermesi halinde üç gün içinde ilan faaliyetine son vermek.

İnternet ortamında ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretine yönelik ilan verilmesine aracılık eden gerçek veya tüzel kişiler aşağıdaki hususlara uymakla yükümlüdür:

  • İşletmelerin, m. 13/3- (a) bendinde belirtilen yükümlülüğü yerine getirebilmeleri için imkân sağlamak.
  • İşletmelerin üyeliğinden önce Bakanlığın internet sayfası veya Bilgi Sistemi üzerinden yetki belgesi kontrolü yapmak ve yetki belgesine sahip olmayan işletmelerin üyeliğine izin vermemek.
  • Aynı ikinci el motorlu kara taşıtına yönelik birden fazla işletme tarafından verilen ilanlarda, taşıt sahibi olan veya o taşıta ilişkin taşıt teslim belgesi bulunan işletmenin talebi halinde yetkisiz verilen ilanları yayımdan derhal kaldırmak.
  • İlanlara ilişkin talep ve şikâyetlerin internet tabanlı iletişim yöntemlerinden en az biri ve telefon aracılığıyla iletebilmesi için müşteri hizmetleriyle iletişim imkânı sunmak. Bu talep ve şikâyetlerin etkin şekilde yönetilerek sonuçlandırılmasını sağlamak.
  • İlan, şikâyet ve üyeliklere ilişkin bilgileri Bakanlığın taleplerine uygun olarak Bakanlığa iletmek.
  • İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretinin geliştirilmesi ve tüketicinin korunması amacıyla Bakanlıkça alınan tedbirlere uymak.

TSE hizmet yeterlilik belgesine sahip ekspertiz işletmesi bulunmayan illerde faaliyet gösteren işletmeler hariç olmak üzere, ikinci el otomobil veya arazi taşıtı satışı yapan işletme tarafından, satışın yapıldığı tarihten önceki üç gün içinde ekspertiz raporu alınır.

Yönetmeliğin 14/1 maddesi gereğince ekspertiz raporu ücreti, satış işleminin alıcıdan kaynaklanan bir nedenle gerçekleşmemesi durumunda alıcı, diğer hallerde satıcı işletme tarafından ödenir. Model yılına göre sekiz yaşın veya yüz altmış bin kilometrenin üzerindeki taşıtlar için ekspertiz raporu alınması zorunlu değildir. Ekspertiz raporunda asgari olarak aşağıdaki hususlara yer verilir:

  • Taşıtın markası, cinsi, tipi ve model yılı.
  • Ekspertiz raporunu düzenleyen ticari işletmenin hizmet yeterlilik belgesi ve MERSİS numaralarıile MERSİS’e kayıtlı ticaret unvanı ve işletme adı veya ekspertiz raporunu düzenleyen esnaf ve sanatkâr işletmesinin hizmet yeterlilik belgesi numarası ve ESBİS’e kayıtlı işletme adı ile işletme sahibinin adı, soyadı ve T.C. kimlik numarası veya yabancı kimlik numarası.
  • Ekspertiz raporunu alan ticari işletmenin yetki belgesi ve MERSİS numaraları ile MERSİS’e kayıtlı ticaret unvanı ve işletme adı veya ekspertiz raporunu alan esnaf ve sanatkâr işletmesinin yetki belgesi numarası ve ESBİS’e kayıtlı işletme adı ile işletme sahibinin adı, soyadı ve T.C. kimlik numarası veya yabancı kimlik numarası.
  • Ekspertiz raporunu alan işletmenin yetki belgesinin bulunmaması durumunda, yetki belgesinin bulunmadığı hususu.
  • TSE’nin ilgili standardı ile belirlenen diğer hususlar.

Ekspertizişletmesi, ekspertiz raporundaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumludur. Aldatıcı ve yanıltıcı ekspertiz raporları ile ilgili olarak tüketicilerin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ayıplı hizmete ilişkin hakları saklıdır.

Tüketicinin seçimlik hakları

Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
  • Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
  • İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Buradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Ancak üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat edere sorumlu olmaz.

Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir.
Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.

Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Ayrıca TKHK m.11 gereğincetüketici seçimlik haklarından biri ile birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.

İspat yükü

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. TKHK m. 10 gereğincetüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.

Faiz

Sözleşmeden dönme hakkının kullanılarak araç bedelinin tahsilinin talep edildiği durumlarda faiz, aracın satıcıya teslim edildiği tarihten itibaren başlar. Alıcı, araç için ödediği bedeli geri alana kadar aracı teslim etmek zorunda olmadığından aracı kullanmaya devam etmiş olabilir; bu durumda faiz talep edemez. Eğer satın alınan araçta ortaya çıkan ayıp, aracı kullanılmaz hale getirmiş ise faiz, dava veya aracın kullanılmaz hale geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını kullanan tüketicinin satıcıya ihtar göndermeden dava açması durumunda temerrüt faizi, davanın açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Satıcı, alım satım işini meslek haline getirmiş bir kimse değilse uygulanacak olan faiz, yasal faizdir.

Zamanaşımı

TKHK m. 12 gereğince Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Yetkili Mahkeme

Ayıplı ikinci el aracı satın alan davacı ticari bir amaçla aracı satın almışsa, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Davacı aracı bireysel kullanım için satın aldıysa, yani ticari bir amaçla satın alınmamışsa görevli mahkeme ikinci el aracın satıcısının bu işi meslek olarak yapan bir kişi olması halinde Tüketici Mahkemesi; sadece kendi aracını satan bir şahıs olması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Yargılama Usulü

Tüketici Mahkemesinde açılan davalar kanun gereği basit yargılama usulüne tabidir. Bu yüzden tarafların tek bir dilekçe ile mahkemeye başvurma hakları bulunmaktadır. Başkaca dilekçe hakkı olmadığından, davacı tüketici tüm delilleri ve itirazlarını, Mahkemeye izah etmek istediği hususları bu dilekçede açıklamalıdır. Özellikle de deliller ile ilgili olarak, hangi delillere nerelerden ulaşılması gerektiğine ilişkin bilgilere de yer vermelidir.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak davalarda ise kanun gereği yazılı yargılama usulü uygulanacaktır.

Ayıplı Aracın Fiyatının Piyasa Değerinin Altında Olması

Aracın piyasa değerinin altında satılmış olması, söz konusu ayıbın karşılığının neticesi olarak düşünülebilir. Bu doğru değildir zira ayıp, problemin esası aracın fiyatı değil, üründeki sıkıntının alıcıya bildirilmemiş olmasıdır.
Bu bildirim yapılmadıktan sonra ürünün fiyatı istediği kadar düşük olsun, satıcının sorumluluğu devam eder. Satıcı ikinci el aracı zaten ucuza sattığı savunmasında bulunamaz

Noterde İmzalanan Sözleşmenin Ayıba Etkisi

İkinci el araç satışı noterde yapılmaktadır. Yapılan sözleşmede alıcı ‘aracı kontrol ettim, bu haliyle kabul ediyorum’ şeklinde irade beyanında bulunur. Ancak bu ifade ikinci el araç satışında satıcının sorumluluğunu kaldırmaz.
Noterde yapılan bu sözleşmelerin ayrıntı içermesi önemlidir. Araçta ayıp sorumluluğu doğuracak unsurlar buraya eklenmelidir. Bunun da bir avukat yardımı ile yapılması her zaman hukuki problemlerin önüne geçecektir.

Araçtaki Hasar Kaydının Ayıba Etkisi

Araçtaki hasar yani bilinen adıyla tramer kaydı alıcının araç hakkında bazı hasarlar bakımından bilgi sahibi olmasını sağlar. Bu kazalardan ötürü ayıp hükümlerine başvurulamaz. Fakat bazı durumlarda kazanın tramere kaydedilmediğive sıradan bir tamircide bu hasar giderildiği durumlarda, alıcıya tramere işlenmeyen kaza hakkında bilgi verilmemişse; ayıp söz konusu olur ve satıcının sorumluluğuna başvurulabilir.
Ayrıca tramer kaydından ve kazadan alıcı alıcıya eksik veya yanıltıcı bilgi verilmiş olabilir. Eğer sorunsuz olarak tarif edilen kısımlar sorunlu çalışırsa bu sefer ayıp söz konusu olur ve satıcının sorumluluğuna başvurulabilir.

Araçta Alıcının Bildiği Ayıplar

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere ayıp hükümleri Türk Borçlar Kanunu’nda yer alır. Alıcının bildiği ayıplar ise madde 222’de düzenlenmiştir. Buna göre; ikinci el araç satışında satıcının sorumluluğu, satış sözleşmesi kurulduğu sırada alıcının bildiği ayıpları kapsamaz.
İkinci el araç satışında satıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için alıcıya her türlü ayıp hakkında bilgilendirme yapması ve bunu ispat edebilmesi gerekir. Bu nedenle tramer kaydı, satış sözleşmesi vs. çok önemlidir. Kişiler beklemediği bilmediği bir ayıpla karşılaşırsa bu nedenle satıcıyı rahatlıkla sorumlu tutabilir.

Satıcının Araçtaki Ayıbı Bilmiyor Olması

Satıcının söz konusu ayıbı bilip bilmemesi hiç önemli değildir. Satıcı her halükarda bu ayıptan sorumlu tutulur. Bu konuda alıcıyı bilgilendirdiğini ispatlayamazsa yukarıdaki seçimlik haklardan biri alıcı tarafından kullanılabilir.
Satıcının Araçtaki Ayıbı Bilerek Gizlemesi ve Sorumsuzluk Anlaşması

Satıcının ayıbı bilerek gizlemesi de söz konusu olabilir. Bunu sırf alıcı fark etmesin de bildirim süresi geçsin diye yapıyor olabilir. Çünkü aşağıda da bahsedebileceğimiz üzere ayıptan sorumluluk en fazla 2 yıl süre ile mümkündür.
Bu sürenin geçirilmesi için satıcı ayıp hakkında bilgi vermemiş ve bilerek gizlemiş olabilir. İşte böyle durumlarda 2 yıllık süre uygulanmaz. Buna satıcının ağır kusurlu olması denir ve bu halde satıcı kendisine süresi içerisinde ayıbın bildirilmediği savunmasında bulunamaz.

Sonuç

İkinci el araçların satımına ilişkin birçok hususa makalemizde değinmeye çalışsak da detaylarla dolu bir konu olduğundan her somut olay bakımından farklı uygulamalar ortaya çıkması muhtemeldir. Uzman kadromuz ile‘ikinci el araçların satışında satıcının sorumluluğu’ konusunda avukatlık hizmeti vermekteyiz. Detaylı bilgi için ofisimize ulaşabilirsiniz.

Aslan & Duran Hukuk Bürosu olarak Tüketici hukuku hakkında yazmış olduğumuz makalelere web sitemizden ulaşabilirsiniz. Yine benzer konu ile ilgili olarak daha önce yazmış olduğumuz Cayma Hakkı konulu makalemizi de okuyabilirsiniz.