Eşin Tinder ve Arkadaşlık Uygulaması Kullanması Boşanma Sebebi mi?

eşin arkadaşlık uygulaması kullanması

Eşin Tinder ve Arkadaşlık Uygulaması Kullanması Boşanma Sebebi mi?

Eşin Tinder ve Arkadaşlık Uygulaması Kullanması Boşanma Sebebi mi? 1024 576 Yasemin Berna Aslanbay

Günümüzde evlilik ilişkilerinin sosyal medya ve arkadaşlık uygulamalarına taşınması, boşanma davalarında yeni hukuki sorunları da beraberinde getirmektedir. Eşlerden birinin Tinder, Bumble, Badoo, Jaumo veya benzeri arkadaşlık ve tanışma uygulamalarında hesap oluşturması, tek başına boşanma sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceği konusunda tereddütlere yol açmaktadır.

Bu noktada temel mesele, uygulamanın kullanılmış olması değil, kullanımın niteliği ve evlilik birliğine etkisidir. Zira Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi eşlere birbirlerine sadık kalma yükümlülüğü getirmektedir. Yargıtay uygulamasında sadakat yükümlülüğü yalnızca cinsel ilişkiyle sınırlı görülmemekte; evlilik birliğine zarar veren duygusal yakınlaşmalar ve güven sarsıcı davranışlar da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilmektedir.

Arkadaşlık uygulamalarının boşanma davasındaki etkisi; hesabın kullanım amacı, yazışmaların içeriği, delillerin elde edilme biçimi ve tarafların diğer davranışlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Boşanma sebepleri, kusur değerlendirmesi ve yargılama süreci hakkında genel bilgiye boşanma avukatı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kısa cevap: Eşin Tinder, Bumble, Badoo veya benzeri bir arkadaşlık uygulamasında hesabının bulunması tek başına zina anlamına gelmez. Ancak aktif profil, eşleşmeler, romantik veya cinsel içerikli yazışmalar, gizli görüşmeler ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davranış sadakat yükümlülüğünün ihlali, güven sarsıcı davranış ve boşanmada kusur olarak kabul edilebilir.

Eşin arkadaşlık uygulamasında hesap açması tek başına boşanma sebebi midir?

Kural olarak yalnızca bir arkadaşlık veya tanışma uygulamasında hesap bulunması, otomatik olarak zina veya boşanma sebebi oluşturmaz.

Burada hesabın hangi amaçla ve nasıl kullanıldığı önem kazanır. Örneğin kişinin yalnızca uygulamaya kayıtlı olması ile uygulama üzerinden karşı cinsle romantik veya cinsel içerikli iletişim kurması aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.

Yargı kararlarında, bir arkadaşlık uygulamasına üyelik veya uygulamanın telefonda bulunması tek başına değil; hesabın aktif kullanımı, uygulama üzerinden kurulan iletişim, yapılan ödemeler, görüşmeler ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla “uygulamada hesabı var” tespitinden doğrudan “sadakat yükümlülüğünü ihlal etti” sonucuna ulaşılması mümkün değildir.

Arkadaşlık uygulamasındaki mesajlaşmalar zina sayılır mı?

Her mesajlaşma zina oluşturmaz.

Zina, TMK m. 161 kapsamında özel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Bunun yanında TMK m. 166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlar ayrıca değerlendirilebilir. Yargıtay uygulamasında zina ile sadakat yükümlülüğünün daha geniş kapsamındaki ihlaller birbirinden ayrılmaktadır.

Bu nedenle uygulamadaki mesajların;

  • içeriği,
  • taraflar arasındaki ilişkinin niteliği,
  • mesajlaşmanın sürekliliği,
  • gizlilik amacı taşıyıp taşımadığı,
  • cinsel veya romantik içerik bulunup bulunmadığı,
  • tarafların yüz yüze görüşüp görüşmediği

gibi hususlar önem taşır.

Cinsel ilişki bulunmaksızın gerçekleşen davranışlar zina olarak nitelendirilmese dahi, somut olayın koşullarına göre güven sarsıcı davranış veya sadakat yükümlülüğünün ihlali kapsamında değerlendirilebilir.

Arkadaşlık uygulamasındaki romantik veya cinsel içerikli yazışmalar, her durumda zinanın gerçekleştiğini göstermeyebilir. Zina sebebine dayalı davanın şartları, ispatı ve dava açma süreleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için zina nedeniyle boşanma davası başlıklı incelememize bakabilirsiniz.

Arkadaşlık uygulamasında tanışılan kişiyle görüşmek zina mıdır?

Salt görüşme veya buluşma, tek başına zina anlamına gelmez.

Ancak uygulamadaki iletişimin niteliği, görüşmenin amacı ve taraflar arasındaki ilişkinin kapsamı önemlidir. Özellikle gizli buluşmalar, romantik veya cinsel içerikli yazışmalar ve bunları destekleyen diğer deliller, davranışın evlilik birliğine etkisinin değerlendirilmesinde önem kazanabilir.

Burada zina ile güven sarsıcı davranış arasındaki ayrım korunmalıdır. Zina için gerekli unsurların bulunmadığı bir olay, şartları varsa TMK m. 166/1 kapsamında boşanma sebebi oluşturabilir.

Arkadaşlık uygulamasında hesap açmak kusur olarak değerlendirilebilir mi?

Evet, somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilir.

Boşanma hukukunda yalnızca özel bir boşanma sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediği değil, tarafların kusur durumları da önemlidir. Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına etkisi bulunuyorsa, kusur değerlendirmesinde dikkate alınması mümkündür.

Bu nedenle uygulamayı kullanmanın hukuki sonucu, yalnızca “boşanma olur mu?” sorusuyla sınırlı değildir. Davranış; kusur, maddi ve manevi tazminat ile nafaka taleplerinin değerlendirilmesinde de önem kazanabilir. Yargıtay uygulamasında sadakat yükümlülüğünün ihlali halinde TMK m. 174 kapsamında tazminat taleplerinin gündeme gelebileceği kabul edilmektedir.

Bu davranışların maddi veya manevi tazminat sonucunu doğurup doğurmayacağı; tarafların kusur dereceleri, kişilik haklarına yönelik ihlalin niteliği, evliliğin süresi ve somut olayın diğer koşulları dikkate alınarak belirlenir. Tazminatın belirlenmesinde kullanılan ölçütler için boşanmada tazminat miktarının tespiti başlıklı makalemiz incelenebilir.

Boşanma davası açıldıktan sonra arkadaşlık uygulaması kullanmak hukuken önem taşır mı?

Evet.

Boşanma davasının açılması evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Evlilik, boşanma kararının kesinleşmesine kadar hukuken devam eder. Bununla birlikte dava açıldıktan sonra gerçekleşen yeni olayların devam eden davada ileri sürülmesi ve kusur değerlendirmesine alınması, maddi hukuktan ayrı olarak usul hukuku kurallarına da bağlıdır. Olayın gerçekleşme tarihi, davanın aşaması, vakıanın usulüne uygun biçimde ileri sürülüp sürülmediği ve ayrı bir davaya konu edilmesinin gerekip gerekmediği somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

Bu nedenle boşanma davası devam ederken yeni bir romantik veya cinsel ilişkinin kurulması, sonraki bir boşanma davasında ayrıca hukuki sonuç doğurabilir.

Arkadaşlık uygulamasındaki yazışmalar boşanma davasında delil olarak kullanılabilir mi?

Kural olarak hukuka uygun şekilde elde edilmiş elektronik veriler delil olarak değerlendirilebilir. Ancak burada delilin içeriği kadar elde edilme yöntemi de önemlidir.

Eşin telefonuna veya hesabına hukuka aykırı şekilde girilmesi, şifrelerin izinsiz kullanılması veya özel yazışmaların hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmesi, delilin değerlendirilmesi bakımından ayrıca hukuki sorun doğurabilir.

Bu nedenle boşanma davasında yalnızca “mesaj bulundu” demek yeterli değildir; mesajın nasıl elde edildiği, kime ait olduğu ve içeriğinin neyi gösterdiği de incelenmelidir.

Eşin telefon şifresini aşmak, hesabına izinsiz giriş yapmak, casus yazılım kullanmak veya başkasına ait özel yazışmaları hukuka aykırı biçimde ele geçirmek, elde edilen kaydın boşanma davasında kullanılamamasına ve ayrıca hukuki veya cezai sorumluluğa neden olabilir.

Ekran görüntüleri, mesaj kayıtları ve profil bilgileri elektronik delil niteliği taşıyabilse de bunların hukuka uygun biçimde elde edilmesi, ilgili kişiye ait olduğunun gösterilmesi ve içerik bütünlüğünün korunması gerekir. Elektronik kayıtların ispat değeri hakkında ayrıntılı açıklamalarımıza sosyal medya kayıtlarının boşanma davasında delil olarak kullanılması başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Sonuç

Arkadaşlık ve tanışma uygulamalarının evlilik içinde kullanılması, tek başına otomatik olarak zina veya boşanma sebebi değildir. Hukuki değerlendirmede belirleyici olan, uygulamanın hangi amaçla kullanıldığı, kimlerle ne şekilde iletişim kurulduğu ve bu davranışların evlilik birliğine etkisidir.

Bu nedenle somut olay bakımından özellikle şu soruların cevaplandırılması gerekir:

  • Eş yalnızca uygulamaya mı üye olmuştur, yoksa aktif biçimde yeni ilişkiler mi kurmuştur?
  • Mesajlaşmalar romantik veya cinsel nitelikte midir?
  • Taraflar yüz yüze görüşmüş müdür?
  • Zina koşulları oluşmuş mudur, yoksa davranış TMK m. 166/1 kapsamında güven sarsıcı davranış olarak mı değerlendirilmelidir?
  • Davranış kusur ve tazminat bakımından ne sonuç doğurmaktadır?

Sonuç olarak arkadaşlık uygulamasının adı veya varlığı değil, uygulamanın kullanım biçimi ve bunun somut delillerle ortaya konulması boşanma hukukundaki asıl belirleyici unsurdur.

Yasemin Berna Aslanbay

Avukat Yasemin Berna Aslanbay, 2015 yılında Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Avukatlık stajını bitirmesinin ardından yaptığı mesleki faaliyetlerinin ardından Aslan & Duran Hukuk Bürosu kurucu avukatı olarak meslek hayatına devam etmektedir. Aynı zamanda Adalet Bakanlığı Arabuluculuk siciline kayıtlı arabulucudur. İş hukuku uzman arabulucusu olarak özellikle Ankara iş hukuku ve Ankara ticaret hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk yapmakta olan Avukat Yasemin Berna Aslanbay evli ve 2 çocuk annesidir.

All stories by:Yasemin Berna Aslanbay

Leave a Reply