Bir yazılım projesinin hukuki altyapısı yalnızca yazılım geliştirme sözleşmesinden oluşmaz. Projenin iş modeline göre KVKK aydınlatma metni, kullanıcı sözleşmesi, gizlilik sözleşmesi, lisans koşulları, bakım ve destek sözleşmesi, çerez politikası, mesafeli satış sözleşmesi ve veri işleme hükümleri gibi farklı belgelere ihtiyaç duyulabilir.
Ancak her yazılım projesinde aynı metinlerin kullanılması doğru değildir. Projenin kurumsal müşterilere mi yoksa tüketicilere mi sunulduğu, kişisel veri işleyip işlemediği, yazılımın lisanslama yöntemi, ödeme sistemi, mobil uygulama mağazaları ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle hukuki metinler hazırlanırken öncelikle yazılımın nasıl çalıştığı ve hangi taraflar arasında hangi ilişkinin kurulduğu belirlenmelidir.
Yazılım Projesinin İş Modeli Neden Önemlidir?
Gerekli sözleşmeler ve hukuki metinler projenin iş modeline göre değişir. Bir şirket için özel olarak geliştirilen yazılımla, binlerce kullanıcıya abonelik yoluyla sunulan bir SaaS uygulaması aynı hukuki altyapıya ihtiyaç duymaz.
Başlıca yazılım modelleri ve öncelikli hukuki ihtiyaçlar şu şekilde özetlenebilir:
| Proje modeli | Öncelikli hukuki belgeler |
|---|---|
| Müşteriye özel yazılım geliştirme | Yazılım geliştirme sözleşmesi, gizlilik sözleşmesi, fikrî hak hükümleri, kabul ve teslim şartları |
| SaaS veya abonelik sistemi | Kullanıcı sözleşmesi, hizmet seviyesi hükümleri, KVKK metinleri, veri işleme ve veri güvenliği hükümleri |
| E-ticaret sitesi | Üyelik sözleşmesi, ön bilgilendirme formu, mesafeli satış sözleşmesi, KVKK ve çerez metinleri |
| Mobil uygulama | Kullanım koşulları, gizlilik metni, uygulama mağazası kuralları, abonelik ve ödeme hükümleri |
| B2B yazılım hizmeti | Hizmet sözleşmesi, veri işleme hükümleri, bakım ve destek şartları, gizlilik sözleşmesi |
| Yapay zekâ tabanlı uygulama | Kullanım koşulları, veri kaynağı ve eğitim verisi hükümleri, çıktı sorumluluğu, KVKK ve fikrî hak düzenlemeleri |
| Çevrim içi pazar yeri | Üyelik ve satıcı sözleşmeleri, elektronik ticaret metinleri, ödeme hükümleri, platform sorumlulukları |
Bu tablo genel bir çerçeve sunar. Bir proje birden fazla iş modelini aynı anda içerebilir. Örneğin abonelik sistemiyle çalışan bir mobil uygulama aynı zamanda tüketici işlemleri, kişisel veriler, uygulama mağazası koşulları ve üçüncü taraf ödeme sistemleri bakımından farklı düzenlemelere tabi olabilir.
Yazılım Geliştirme Sözleşmesi Nedir?
Yazılım geliştirme sözleşmesi; yazılımı geliştiren kişi veya şirket ile projeyi talep eden müşteri arasındaki hukuki ilişkiyi düzenler. Sözleşmenin yalnızca yapılacak yazılımı ve toplam bedeli belirtmesi çoğu zaman yeterli değildir.
Sağlıklı bir yazılım geliştirme sözleşmesinde öncelikle projenin kapsamı açık biçimde tanımlanmalıdır. Hangi özelliklerin geliştirileceği, hangi işlemlerin kapsam dışında olduğu, kullanılacak altyapı ve teslim edilecek unsurlar mümkün olduğunca belirli olmalıdır.
Sözleşmede ele alınabilecek başlıca konular şunlardır:
- Projenin teknik ve işlevsel kapsamı,
- İş paketleri ve teslim aşamaları,
- Proje takvimi,
- Tarafların sorumlulukları,
- Müşterinin sağlaması gereken bilgi ve materyaller,
- Test ve kabul koşulları,
- Hata ve eksikliklerin giderilmesi,
- Değişiklik taleplerinin nasıl yönetileceği,
- Ücret ve ödeme planı,
- Kaynak kodunun teslim edilip edilmeyeceği,
- Fikrî hakların kapsamı,
- Üçüncü taraf yazılımların kullanımı,
- Açık kaynak bileşenler,
- Gizlilik ve veri güvenliği,
- Bakım ve destek hizmetleri,
- Sözleşmenin sona ermesi,
- Verilerin teslimi ve silinmesi,
- Uyuşmazlıkların çözüm yöntemi.
Teknik şartname veya proje kapsam belgesi sözleşmenin eki olarak hazırlanabilir. Böylece hangi özelliklerin sözleşme bedeline dâhil olduğu daha açık biçimde belirlenebilir.
Projenin Tamamlandığı Nasıl Belirlenir?
Yazılım projelerinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, projenin tamamlanıp tamamlanmadığı konusudur. Yazılım geliştirici projenin teslim edildiğini ileri sürerken müşteri bazı işlevlerin eksik olduğunu düşünebilir.
Bu nedenle sözleşmede kabul kriterleri belirlenmelidir. Yazılımın hangi ortamda test edileceği, testleri kimin yapacağı, hata bildirimi için tanınan süre, kritik ve önemsiz hataların nasıl ayrılacağı ve projenin hangi koşullarda kabul edilmiş sayılacağı düzenlenebilir.
“Yazılım çalışır hâlde teslim edilecektir” gibi genel ifadeler yerine ölçülebilir kriterlerin belirlenmesi daha sağlıklı bir proje yönetimi sağlar.
Değişiklik Talepleri Nasıl Yönetilmelidir?
Yazılım geliştirme sürecinde müşterinin yeni özellikler talep etmesi veya mevcut özellikleri değiştirmek istemesi olağandır. Ancak bu talepler proje süresini, maliyeti ve teknik yapıyı etkileyebilir.
Sözleşmede değişiklik talebinin yazılı olarak iletilmesi, geliştiricinin süre ve maliyet etkisini bildirmesi ve tarafların onayından sonra uygulanması öngörülebilir.
Değişiklik yönetimi düzenlenmediğinde yeni bir talebin başlangıçtaki proje kapsamına dâhil olup olmadığı konusunda uyuşmazlık çıkabilir.
Yazılımın Fikrî Hakları Kime Aittir?
Bir yazılımın geliştirilmesi için ödeme yapılması, yazılım üzerindeki bütün fikrî hakların kendiliğinden müşteriye geçtiği anlamına gelmeyebilir. Yazılımın kaynak kodu, arayüzleri, tasarımları, veri tabanı yapısı, dokümantasyonu ve projeye özel diğer unsurlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Sözleşmede şu soruların açık biçimde cevaplandırılması gerekir:
- Yazılım üzerindeki mali haklar devredilecek midir?
- Müşteriye yalnızca kullanım lisansı mı verilecektir?
- Lisans süreli mi, süresiz mi olacaktır?
- Lisans belirli kullanıcı, cihaz veya şirketlerle mi sınırlıdır?
- Kaynak kodu teslim edilecek midir?
- Yazılım başka müşteriler için de kullanılabilecek midir?
- Projeden önce geliştirilmiş kod ve kütüphaneler kime aittir?
- Projeye özel geliştirilen bölümler nasıl kullanılacaktır?
- Yazılımın değiştirilmesi ve üçüncü kişilere devri mümkün müdür?
- Alt yüklenicilerin geliştirdiği bölümlerin hakları nasıl düzenlenecektir?
Fikrî hakların devrine veya lisanslanmasına ilişkin hükümlerin yazılı, açık ve projeye özgü hazırlanması önemlidir. Standart bir sözleşmeden alınan genel bir “tüm haklar müşteriye aittir” hükmü, projenin bütün unsurlarını her durumda yeterli açıklıkta düzenlemeyebilir.
Yazılım Lisans Sözleşmesi Nedir?
Yazılım lisans sözleşmesi, bir yazılımın mülkiyetinin devredilmesinden ziyade, yazılımı kullanma hakkının hangi koşullarla verildiğini düzenleyen sözleşmedir. Lisans alan kişi veya şirket, sözleşmede belirlenen süre, kullanıcı sayısı, cihaz, coğrafi alan ve kullanım amacıyla sınırlı olarak yazılımdan yararlanabilir.
Yazılım geliştirme sözleşmesi ile yazılım lisans sözleşmesi aynı hukuki ilişkiyi ifade etmez. Yazılım geliştirme sözleşmesinin temel konusu yeni bir yazılımın meydana getirilmesiyken lisans sözleşmesinde mevcut bir yazılımın kullanım hakkının verilmesi söz konusudur. Bununla birlikte yazılımın geliştirilmesi, teslimi, lisanslanması, bakımı ve güncellenmesi aynı sözleşmede birlikte düzenlenebilir.
Yazılım lisans sözleşmesinde şu konulara yer verilmesi değerlendirilebilir:
- Lisansın süreli veya süresiz olması,
- Lisans verilen kullanıcı ve cihaz sayısı,
- Lisansın devredilip devredilemeyeceği,
- Alt lisans hakkı,
- Yazılımın hangi amaçlarla kullanılabileceği,
- Yazılımın çoğaltılması veya değiştirilmesi,
- Kaynak koduna erişim,
- Güncelleme ve yeni sürümler,
- Bakım ve teknik destek,
- Açık kaynak ve üçüncü taraf bileşenler,
- Lisans ücretinin hesaplanması,
- Sözleşmenin sona ermesi halinde kullanım ve veri erişimi.
Lisansın kapsamı açık biçimde belirlenmediğinde yazılımın grup şirketleri, çalışanlar, müşteriler veya üçüncü kişiler tarafından kullanılıp kullanılamayacağı konusunda uyuşmazlık çıkabilir. Bu nedenle yalnızca “kullanım hakkı verilmiştir” şeklindeki genel bir ifade yerine kullanım sınırlarının sözleşmede gösterilmesi önemlidir.
Yazılım Lisans Sözleşmesi Döviz Üzerinden Yapılabilir mi?
Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında düzenleyecekleri bazı sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesine ilişkin sınırlamalar bulunmaktadır.
Bununla birlikte Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin1https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=11990&MevzuatTur=9&MevzuatTertip=5 düzenlemelerde bilişim teknolojileri bakımından bazı istisnalar öngörülmüştür. Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında yapacakları, yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile yurt dışında üretilen donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde bedelin döviz veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkün olabilir.
Bu istisna bütün yazılım sözleşmelerini kapsayan genel bir serbestlik olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle Türkiye’de geliştirilen bir yazılıma ilişkin lisans veya hizmet sözleşmesinin yalnızca sözleşme başlığı nedeniyle istisna kapsamında olduğu kabul edilemez.
Değerlendirme yapılırken;
- Tarafların Türkiye’de yerleşik olup olmadığı,
- Yazılımın yurt içinde mi yoksa yurt dışında mı üretildiği,
- Sözleşmenin satış, lisans, hizmet veya eser sözleşmesi niteliği,
- Sözleşmenin birden fazla edimi içerip içermediği,
- Somut olayda başka bir döviz istisnasının bulunup bulunmadığı
birlikte incelenmelidir.
Dövizle sözleşme kurulmasına ilişkin düzenlemeler zaman içinde değişebildiğinden, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir.
Açık Kaynak Yazılımlar ve Üçüncü Taraf Bileşenler
Modern yazılımların önemli bir bölümü açık kaynak kütüphaneler, dış API hizmetleri, bulut altyapıları, ödeme sistemleri ve üçüncü taraf yazılımlar kullanılarak geliştirilir.
Açık kaynak bir yazılımın ücretsiz olması, herhangi bir koşula bağlı olmadan kullanılabileceği anlamına gelmez. Kullanılan lisansın türüne göre kaynak kodunun paylaşılması, lisans bilgisinin korunması veya yapılan değişikliklerin belirli şartlarla sunulması gerekebilir.
Projede kullanılan üçüncü taraf bileşenlerin listelenmesi ve lisans koşullarının incelenmesi önemlidir. Sözleşmede ayrıca bu hizmetlerin sona ermesi, fiyat değiştirmesi, kullanım şartlarını güncellemesi veya teknik desteği bırakması durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlar düzenlenebilir.
Gizlilik Sözleşmesi Ne Zaman Gereklidir?
Yazılım geliştirme sürecinde taraflar birbirlerinin ticari sırlarına, müşteri bilgilerine, iş süreçlerine, teknik altyapısına ve henüz yayımlanmamış projelerine erişebilir.
Gizlilik sözleşmesi veya ana sözleşme içindeki gizlilik hükümleri şu konuları düzenleyebilir:
- Hangi bilgilerin gizli sayılacağı,
- Bilgilerin hangi amaçlarla kullanılabileceği,
- Bilgilere kimlerin erişebileceği,
- Çalışan ve alt yüklenicilerin yükümlülükleri,
- Bilgilerin saklanma süresi,
- Sözleşme sona erdiğinde iade veya imha işlemleri,
- Yasal makam taleplerinde izlenecek yöntem,
- Gizlilik ihlalinin sonuçları.
Her bilginin süresiz ve sınırsız biçimde gizli kabul edilmesi uygulamada sorun yaratabilir. Kamuya açık olan, tarafın daha önce hukuka uygun biçimde bildiği veya bağımsız olarak geliştirdiği bilgiler için istisnalar belirlenebilir.
KVKK Aydınlatma Metni Neden Gereklidir?
Bir yazılım veya internet sitesi kişisel veri işliyorsa 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında veri işleme faaliyetlerinin değerlendirilmesi gerekir.
Ad, soyadı, e-posta adresi ve telefon numarası gibi doğrudan kimlik bilgileri yanında IP adresleri, cihaz bilgileri, konum verileri, müşteri işlem kayıtları ve kullanıcı davranışları da olayın özelliklerine göre kişisel veri niteliği taşıyabilir.
Aydınlatma metninde genel olarak şu bilgilere yer verilmesi gerekir:
- Veri sorumlusunun kimliği,
- Kişisel verilerin hangi amaçlarla işlendiği,
- Verilerin kimlere ve hangi amaçlarla aktarılabileceği,
- Veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi,
- İlgili kişinin KVKK kapsamındaki hakları,
- Başvuru yöntemi ve iletişim bilgileri.
İnternetten bulunan genel bir KVKK metninin yalnızca şirket adı değiştirilerek kullanılması yeterli değildir. Aydınlatma metni yazılımın gerçekten gerçekleştirdiği veri işleme faaliyetleriyle uyumlu olmalıdır.
Aydınlatma Metni ile Açık Rıza Aynı Şey midir?
Aydınlatma yükümlülüğü ile açık rıza birbirinden farklıdır. Veri sorumlusu, kişisel verilerin hangi hukuki sebebe dayanılarak işlendiğinden bağımsız olarak ilgili kişiyi bilgilendirmelidir.
Açık rıza ise KVKK’da öngörülen hukuki sebeplerden yalnızca biridir. Kanunda bulunan başka bir veri işleme şartı mevcutsa her işlem için açık rıza alınması gerekli olmayabilir.
Aydınlatma metninin onay kutusuna bağlanması veya bütün veri işleme faaliyetleri için tek bir genel rıza alınması her durumda doğru bir yöntem değildir. Açık rıza gereken işlemler belirlenmeli ve rıza özgür iradeyle, belirli bir konuya ilişkin ve bilgilendirmeye dayalı olarak alınmalıdır.
Veri Sorumlusu ve Veri İşleyen Nasıl Belirlenir?
Yazılım projelerinde tarafların KVKK kapsamındaki sıfatları yalnızca sözleşmede kullanılan isimlere göre belirlenmez. Kişisel verilerin hangi amaçlarla ve hangi yöntemlerle işleneceğine fiilen kimin karar verdiği önemlidir.
Bir SaaS sağlayıcısı bazı işlemlerde müşterisinin talimatları doğrultusunda veri işleyen konumunda olabilirken, kendi kullanıcı yönetimi, faturalandırma veya güvenlik süreçlerinde veri sorumlusu olarak hareket edebilir.
Taraflar arasındaki sözleşmede şu hususların düzenlenmesi değerlendirilebilir:
- İşlenecek veri kategorileri,
- Veri işlemenin amacı ve kapsamı,
- Tarafların veri koruma yükümlülükleri,
- Teknik ve idari güvenlik tedbirleri,
- Alt hizmet sağlayıcıların kullanımı,
- Veri ihlalinde bildirim ve iş birliği,
- İlgili kişi başvurularının yönetimi,
- Verilerin saklanması, iadesi ve silinmesi,
- Yurt dışına veri aktarımı,
- Denetim ve bilgi paylaşımı.
“Veri işleme sözleşmesi” adıyla ayrı bir sözleşme hazırlanması her durumda kanunda açıkça zorunlu tutulmuş tek biçim değildir. Bununla birlikte tarafların görev ve sorumluluklarının sözleşmeyle belirlenmesi veri güvenliği ve sorumluluk paylaşımı bakımından önemlidir.
Veriler Yurt Dışına Aktarılıyor mu?
Bulut hizmetleri, analiz araçları, hata takip sistemleri, e-posta servisleri ve yabancı altyapı sağlayıcıları kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına neden olabilir.
Bir hizmet sağlayıcının Türkiye’de kullanıcıya hizmet sunması veya Türkçe arayüze sahip olması, verilerin mutlaka Türkiye’de tutulduğu anlamına gelmez. Sunucuların konumu, alt hizmet sağlayıcılar ve sözleşme koşulları incelenmelidir.
Yurt dışına veri aktarımının hukuki dayanağı ve kullanılabilecek aktarım mekanizmaları güncel KVKK düzenlemeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Uygulamada kullanılan standart sözleşme veya başka bir aktarım aracının, projenin gerçek veri akışıyla uyumlu olması gerekir.
Çerez Politikası ve Çerez Onayı
İnternet siteleri ve web tabanlı yazılımlar oturum yönetimi, güvenlik, tercihlerin saklanması, performans ölçümü ve reklam gibi amaçlarla çerez veya benzeri teknolojiler kullanabilir.
Çerezler genel olarak kullanım amaçlarına göre ayrılmalıdır. Hizmetin çalışması için zorunlu olan çerezlerle analiz, kişiselleştirme veya reklam amacıyla kullanılan çerezlerin hukuki değerlendirmesi aynı olmayabilir.
Çerez yönetiminde şu hususlar önem taşır:
- Kullanılan çerezlerin gerçekten tespit edilmesi,
- Çerezlerin amaç ve sürelerinin açıklanması,
- Üçüncü taraf çerezlerin belirtilmesi,
- Gerekli durumlarda kullanıcı tercihinin alınması,
- Zorunlu olmayan çerezlerin kullanıcı tercihinden önce çalıştırılmaması,
- Kullanıcının tercihini sonradan değiştirebilmesi,
- Çerez paneli ile aydınlatma metninin birbiriyle uyumlu olması.
Yalnızca sayfanın altında “çerezleri kabul etmiş sayılırsınız” şeklinde bildirim göstermek, her tür çerez bakımından yeterli olmayabilir.
Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları
Kullanıcı sözleşmesi, platform ile kullanıcı arasındaki hukuki ilişkiyi düzenler. Kullanıcının yalnızca siteyi ziyaret ettiği projelerle hesap açarak ücretli hizmet aldığı projelerde ihtiyaç duyulan hükümler farklıdır.
Kullanım koşullarında şu konular ele alınabilir:
- Hesap oluşturma şartları,
- Kullanıcının sorumlulukları,
- Yasaklanan kullanım biçimleri,
- Abonelik ve ücretlendirme,
- Yenileme ve iptal koşulları,
- Kullanıcı içerikleri,
- Fikrî haklar,
- Hizmetin değiştirilmesi veya sona erdirilmesi,
- Hesabın askıya alınması,
- Veri saklama ve dışa aktarma,
- Sorumluluğun kapsamı,
- Uyuşmazlıkların çözümü.
Kullanım koşullarının kullanıcıya uygun biçimde sunulması ve sözleşmenin kurulmasına ilişkin kayıtların korunması önemlidir. Kullanıcının hiçbir şekilde göremediği veya erişemediği hükümlerin bağlayıcılığı tartışma konusu olabilir.
E-Ticaret ve Mesafeli Satış Metinleri
Yazılım üzerinden tüketicilere mal, hizmet, abonelik veya dijital içerik sunulması halinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili ikincil düzenlemeler gündeme gelebilir.
Projenin niteliğine göre şu belgeler gerekebilir:
- Ön bilgilendirme metni,
- Mesafeli satış veya hizmet sözleşmesi,
- Üyelik sözleşmesi,
- İptal ve iade koşulları,
- Abonelik şartları,
- Teslim veya hizmetin ifa koşulları,
- Ticari elektronik ileti tercihleri,
- Satıcı veya hizmet sağlayıcı bilgileri.
Dijital içerik ve anında ifa edilen hizmetlerde cayma hakkının kullanımı farklı koşullara tabi olabilir. Bu nedenle “dijital ürünlerde iade yoktur” şeklinde genel bir hüküm kullanılması yerine işlemin niteliği ve tüketici mevzuatındaki şartlar değerlendirilmelidir.
Bakım, Destek ve Hizmet Seviyesi Sözleşmesi
Yazılımın teslim edilmesi, taraflar arasındaki ilişkinin her zaman sona erdiği anlamına gelmez. Yazılımın güncellenmesi, güvenlik açıklarının giderilmesi, sunucuların yönetilmesi ve kullanıcılara teknik destek sağlanması gerekebilir.
Bakım ve destek hükümlerinde şu konular düzenlenebilir:
- Destek kapsamı,
- Destek kanalları ve saatleri,
- Bildirimlerin öncelik seviyeleri,
- Müdahale ve çözüm hedefleri,
- Planlı bakım süreleri,
- Hizmet kesintileri,
- Yedekleme sorumluluğu,
- Güvenlik güncellemeleri,
- Yeni sürümlerin kapsamı,
- Ek hizmetlerin ücretlendirilmesi,
- Sözleşmenin sona ermesi hâlinde geçiş desteği.
SaaS projelerinde hizmet seviyesi anlaşması, sistem kullanılabilirliğinin nasıl ölçüleceğini ve hizmet kesintilerinin nasıl değerlendirileceğini açıklayabilir. Sadece belirli bir çalışma yüzdesinin yazılması, ölçüm yöntemi ve istisnalar açıklanmadığında yeterli olmayabilir.
Veri İhlali ve Siber Olay Planı
Yazılım projesinin hukuki altyapısı yalnızca kullanıcıya gösterilen metinlerden oluşmaz. Veri ihlali veya siber saldırı durumunda uygulanacak iç prosedürlerin de belirlenmesi gerekir.
Olay müdahale planında şu sorular cevaplandırılabilir:
- İhlali ilk tespit eden kişi kime bildirim yapacaktır?
- Teknik müdahaleden kim sorumludur?
- Sistem kayıtları nasıl korunacaktır?
- Etkilenen veriler ve kullanıcılar nasıl belirlenecektir?
- Veri sorumlusuna veya müşteriye hangi sürede bilgi verilecektir?
- Yetkili kurumlara bildirim gerekip gerekmediğini kim değerlendirecektir?
- Kullanıcılara yapılacak açıklama nasıl hazırlanacaktır?
- Olay sonrasında hangi düzeltici tedbirler alınacaktır?
Veri ihlali gerçekleştikten sonra sözleşmelerde tarafların görevlerinin belirlenmemiş olması, müdahalenin gecikmesine ve sorumluluk tartışmalarına neden olabilir.
Yapay Zekâ Kullanan Yazılımlarda İlave Konular
Yapay zekâ modellerinden yararlanan yazılımlarda klasik yazılım projelerine ek olarak veri kaynağı, model çıktıları ve üçüncü taraf sağlayıcıların kullanım şartları incelenmelidir.
Özellikle şu konular önem taşıyabilir:
- Modele gönderilen verilerin kapsamı,
- Kişisel veya gizli verilerin işlenmesi,
- Verilerin model eğitiminde kullanılıp kullanılmadığı,
- Üçüncü taraf yapay zekâ sağlayıcısının sözleşme koşulları,
- Üretilen çıktıların doğruluğu ve kontrolü,
- Fikrî haklar,
- Ayrımcılık ve hatalı karar riskleri,
- İnsan denetimi,
- Kullanıcıların yapay zekâ kullanımı hakkında bilgilendirilmesi,
- Loglama ve karar süreçlerinin kayıt altına alınması.
Yapay zekâ sağlayıcısının standart sözleşmesinin bulunması, projeyi geliştiren veya işleten şirketin bütün sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
Yazılım Projesinde Bilişim Avukatının Rolü Nedir?
“Bilişim avukatı” ifadesi mevzuatta düzenlenmiş ayrı bir avukatlık unvanı veya resmî uzmanlık belgesi değildir. Bu ifade uygulamada yazılım sözleşmeleri, bilişim sistemleri, kişisel veriler, dijital deliller ve internet ortamındaki uyuşmazlıklarla ilgilenen avukatları tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır.
Bir yazılım projesinin hukuki incelemesinde yalnızca örnek sözleşme hazırlanması yeterli olmayabilir. Öncelikle yazılımın teknik yapısının, tarafların rollerinin, veri akışlarının, gelir modelinin ve kullanıcı kitlesinin anlaşılması gerekir.
Uygulamada bilişim avukatı olarak anılan avukatın çalışması; geliştirici, müşteri, kullanıcı ve hizmet sağlayıcılar arasındaki ilişkilerin belirlenmesini, gerekli sözleşmelerin hazırlanmasını ve projenin ilgili mevzuat bakımından değerlendirilmesini kapsayabilir.
Teknik ekip, proje yöneticisi ve hukuki değerlendirmeyi yapan kişiler arasında iş birliği kurulması önemlidir. Hukuki metinlerin yazılım tamamlandıktan sonra projeye eklenen standart belgeler olarak değil, ürün geliştirme sürecinin bir parçası olarak ele alınması daha sağlıklı sonuç verir.
Yazılım Projesi Hukuki Kontrol Listesi
Yazılım yayına alınmadan önce aşağıdaki sorular değerlendirilebilir:
- Projenin iş modeli açık biçimde belirlendi mi?
- Geliştirici ve müşteri arasındaki sözleşme hazırlandı mı?
- Teknik kapsam ve kabul kriterleri belirlendi mi?
- Kaynak kodunun ve fikrî hakların durumu açık mı?
- Açık kaynak ve üçüncü taraf bileşenler tespit edildi mi?
- Kullanıcı sözleşmesi projenin gerçek çalışma biçimine uygun mu?
- Kişisel veri envanteri ve veri akışı belirlendi mi?
- Veri sorumlusu ve veri işleyen rolleri incelendi mi?
- Aydınlatma metni gerçek veri işleme faaliyetlerini yansıtıyor mu?
- Açık rıza gerektiren ve gerektirmeyen işlemler ayrıldı mı?
- Çerezler teknik olarak tarandı mı?
- Yurt dışına veri aktarımı olup olmadığı belirlendi mi?
- Tüketici ve elektronik ticaret mevzuatı değerlendirildi mi?
- Bakım, destek, yedekleme ve güvenlik sorumlulukları açık mı?
- Veri ihlalinde uygulanacak süreç belirlendi mi?
- Sözleşme sona erdiğinde verilerin nasıl teslim edileceği veya silineceği düzenlendi mi?
Sık Sorulan Sorular
Her yazılım projesinde KVKK metni bulunması gerekir mi?
Yazılım kişisel veri işliyorsa KVKK kapsamındaki yükümlülükler değerlendirilmelidir. Ancak kullanılacak metinler ve alınacak tedbirler, işlenen verilerin ve veri işleme faaliyetinin niteliğine göre değişir.
Aydınlatma metni ile gizlilik politikası aynı mıdır?
Bu ifadeler uygulamada birbirinin yerine kullanılabilse de hukuki işlevleri her durumda aynı değildir. KVKK aydınlatma metninin kanunda belirtilen unsurları taşıması ve veri işleme faaliyetini doğru açıklaması gerekir. Genel bir gizlilik politikası bu yükümlülüğü her zaman tek başına karşılamayabilir.
Yazılıma ödeme yapan kişi kaynak kodunun sahibi olur mu?
Yalnızca ödeme yapılması, kaynak kodu üzerindeki bütün hakların kendiliğinden müşteriye geçtiğini göstermeyebilir. Kaynak kodunun teslimi, kullanım lisansı ve fikrî hakların kapsamı sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.
İnternetten alınan yazılım sözleşmesi kullanılabilir mi?
Örnek sözleşmeler genel bir fikir verebilir; ancak projenin teknik kapsamını, veri akışını, gelir modelini ve tarafların gerçek sorumluluklarını yansıtmayabilir. Sözleşmenin somut projeye göre uyarlanması gerekir.
Mobil uygulamada kullanım koşulları yeterli midir?
Mobil uygulamanın kişisel veri işlemesi, abonelik sunması, tüketicilere satış yapması veya üçüncü taraf hizmetlerden yararlanması hâlinde kullanım koşulları dışında başka hukuki metinlere de ihtiyaç duyulabilir.
Yazılım geliştirme sözleşmesi ne zaman hazırlanmalıdır?
Sözleşmenin proje başladıktan veya uyuşmazlık çıktıktan sonra değil, teknik kapsam ve ticari koşullar belirlenirken hazırlanması daha uygundur. Değişiklikler proje süresince ek protokol veya yazılı değişiklik prosedürüyle kayıt altına alınabilir.
Sonuç
Bir yazılım projesinin hukuki altyapısı; projenin teknik yapısı, kullanıcı kitlesi, gelir modeli, kişisel veri faaliyetleri ve üçüncü taraf hizmetleri dikkate alınarak oluşturulmalıdır.
Yazılım geliştirme sözleşmesi, fikrî haklar, kullanıcı koşulları, KVKK metinleri, çerez yönetimi, veri işleme hükümleri, bakım ve destek şartları birbirinden bağımsız görünse de aynı projenin farklı hukuki katmanlarını oluşturur.
Her projede bütün belgelerin kullanılması gerekmediği gibi tek bir standart sözleşmenin bütün ihtiyaçları karşılaması da beklenmemelidir. Öncelikle projenin veri ve hizmet akışı belirlenmeli, ardından gerekli hukuki metinler bu yapıya göre hazırlanmalıdır.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır ve somut bir proje hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
- 1https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=11990&MevzuatTur=9&MevzuatTertip=5 ↩︎

Leave a Reply