Forex Dolandırıcılığı: Şikayet, Ceza ve Para İadesi

forex dolandırıcılığı

Forex Dolandırıcılığı: Şikayet, Ceza ve Para İadesi

Forex Dolandırıcılığı: Şikayet, Ceza ve Para İadesi 1024 576 Şerife Duran

Kamuoyunda kısaca “forex” olarak bilinen kaldıraçlı alım satım işlemleri, döviz ve kıymetli madenler başta olmak üzere çeşitli varlıklar üzerinden, yatırılan teminatın kat kat üzerinde pozisyon açılmasına imkan tanıyan bir işlem türüdür. Yüksek getiri beklentisi ile yüksek riskin aynı işlemde birleşmesi, bu alanı hem meşru yatırım faaliyetinin hem de organize dolandırıcılık yapılarının yoğunlaştığı bir zemin haline getirmiştir.

Uygulamada savcılıklara yansıyan dosyaların önemli bir bölümü, gerçekte hiçbir piyasa işlemi yapılmayan, yalnızca ekranda kar görüntüsü üretilen sahte platformlar üzerinden para toplanmasına ilişkindir. Bu tür fiillerin doğru nitelendirilmesi, hem mağdurun zararının giderilmesi hem de sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından belirleyicidir. Aşağıda, forex adı altında gerçekleştirilen dolandırıcılık fiillerinin hukuki çerçevesi, uygulanabilecek suç tipleri ve bunlar arasındaki içtima ilişkisi, 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme ve mağdurun izleyebileceği başvuru yolları ele alınmaktadır.

Forex Dolandırıcılığı Nedir?

Forex dolandırıcılığı, döviz, kıymetli maden veya diğer yatırım araçları üzerinden kazanç sağlanacağı vaadiyle kişilerin hileli yöntemlerle para göndermeye yönlendirilmesidir. Bu tür olaylarda mağdura gerçek bir yatırım hizmeti sunulabileceği izlenimi verilmesine rağmen, aktarılan para çoğu zaman herhangi bir piyasa işleminde kullanılmaz.

Dolandırıcılık amacıyla kurulan platformlarda mağdur adına oluşturulan hesapta gerçeği yansıtmayan işlem ve kâr rakamları gösterilebilir. Mağdur parasını çekmek istediğinde ise vergi, komisyon, teminat tamamlama bedeli, sigorta ücreti veya hesap aktivasyon bedeli gibi isimler altında yeni ödemeler talep edilebilir.

Her forex zararı dolandırıcılık anlamına gelmez. Yetkili bir yatırım kuruluşunda gerçekleştirilen gerçek işlemlerde piyasa hareketleri nedeniyle zarar oluşabilir. Forex dolandırıcılığında ise yatırım riskinden farklı olarak mağdurun para göndermesini sağlamak amacıyla sahte platform, gerçeğe aykırı kazanç vaadi, yanıltıcı lisans bilgisi veya kurgusal işlem ekranı gibi hileli yöntemler kullanılır.

Kaldıraçlı İşlemlerin Hukuki Çerçevesi

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemleri açıkça kapsamına almış; bu işlemlere aracılık faaliyetini Sermaye Piyasası Kurulu’nun izin ve denetimine tabi kılmıştır. Bunun pratik sonucu şudur: Türkiye’de yerleşik yatırımcılara yönelik kaldıraçlı işlem hizmeti, yalnızca Kurulca yetkilendirilmiş yatırım kuruluşları eliyle sunulabilir. Yetkili kuruluşların listesi Kurulun resmî internet sitesinde güncel olarak yayımlanmaktadır.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun 23.02.2023 tarihli basın duyurusunda da vurgulandığı üzere, Kurulca yetkilendirilen kuruluşlar dışındaki kişiler tarafından Türkiye’de yerleşik yatırımcılara kaldıraçlı işlem yaptırılması izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçunu oluşturmaktadır. Aynı duyuruda, izinsiz faaliyetin bizzat yürütülmesi kadar, bu faaliyetin tanıtımını veya reklamını yapmak ya da kendisine veya yetkilisi olduğu şirkete ait banka hesaplarını ve telefon hatlarını kullandırmak suretiyle suçun icrasını kolaylaştıranlar hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu belirtilmiştir. Kurul ayrıca, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik izinsiz kaldıraçlı işlem yaptırdığı tespit edilen internet sitelerine erişimin engellenmesi bakımından Kanun’un 99. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işlem tesis etmektedir.

Piyasa Riski ile Hile Arasındaki Sınır

Forex dosyalarında yapılması gereken ilk ayrım, zararın olağan yatırım riskinden mi yoksa hileli bir davranıştan mı kaynaklandığıdır. Yatırımcının Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş bir kuruluş nezdinde gerçek işlemler gerçekleştirmesi ve zararın piyasa hareketlerinden doğması, tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Bu durumda kuruluşun sözleşmeye veya sermaye piyasası mevzuatına aykırı bir davranışının bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır. Teminat ve pozisyon kapatma kurallarının ihlal edilmesi, yatırımcının bilgisi dışında işlem yapılması, yanıltıcı fiyatlandırma veya gerçeğe aykırı bilgi verilmesi gibi iddialar somut deliller üzerinden değerlendirilmelidir. Yetkili kuruluşta işlem yapılmış olması da hileli bir davranış veya başka bir suç iddiasının araştırılmasına engel değildir.

Buna karşılık, hiçbir gerçek işlem gerçekleştirilmeksizin kurgusal bir arayüz üzerinden kar gösterilmiş, para çekme talepleri sistematik olarak engellenmiş ve mağdurdan yeni ödemeler istenmişse, artık basit bir yalanın ötesine geçen ve mağdurun iradesini sakatlayan yoğun bir hileden söz edilir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında da dolandırıcılık suçunun oluşumu için hilenin, mağduru aldatabilecek nitelik ve yoğunlukta olması aranmakta; sahte belge, sahte lisans görüntüsü, kurgusal işlem ekranları ve organize bir ikna sürecinin varlığı bu yoğunluğun göstergeleri olarak kabul edilmektedir.

Forex Dolandırıcılığı Nasıl Yapılır?

Forex dolandırıcılığı farklı internet siteleri, uygulamalar ve iletişim kanalları üzerinden gerçekleştirilebilse de olaylarda izlenen yöntem çoğunlukla benzerdir. Dolandırıcılar önce mağdurla iletişim kurmakta, küçük ödemeler üzerinden güven oluşturmakta, sahte işlem ekranlarında kar göstermekte ve daha sonra yüksek tutarlı para transferleri talep etmektedir.

Dosyalarda karşılaşılan senaryo şaşırtıcı ölçüde standarttır. Mağdur, sosyal medya reklamları, yatırım grupları veya yurt içi ya da yurt dışı numaralardan yapılan aramalar yoluyla temasa geçirilir. Kendisini “portföy uzmanı”, “analist” veya “SPK lisanslı danışman” olarak tanıtan kişiler, önce küçük bir tutarla deneme yaptırır ve platformda kısa sürede kâr gösterilir. Güven tesis edildikten sonra daha büyük tutarlar talep edilir. Para çekme aşamasında ise “vergi”, “kar payı kesintisi”, “kimlik doğrulama bedeli” veya “komisyon” adı altında ek ödemeler istenir; her ödeme sonrasında yeni bir engel çıkarılır ve nihayetinde iletişim kesilir.

Ödemeler çoğunlukla organizasyonun kendi hesapları yerine, menfaat karşılığı temin edilmiş üçüncü kişilere ait banka veya ödeme kuruluşu hesapları üzerinden toplanır; toplanan tutarlar kısa sürede birden çok hesaba dağıtılarak izlenebilirlik zayıflatılır. Bu yapı, hem delil değerlendirmesini hem de aşağıda ele alınacak iştirak sorumluluğunu doğrudan etkilemektedir.

Sahte Forex Platformu Nasıl Anlaşılır?

Bir forex platformunun internet sitesinin profesyonel görünmesi, uygulamasının bulunması veya müşteri temsilcilerinin düzenli şekilde iletişim kurması, kuruluşun yetkili ve güvenilir olduğunu tek başına göstermez. Sahte platformlar, gerçek yatırım kuruluşlarına benzeyen internet siteleri, lisans belgeleri, kullanıcı panelleri ve işlem ekranları hazırlayabilir.

Aşağıdaki durumlar sahte veya izinsiz bir forex platformuyla karşı karşıya bulunulduğunu gösterebilir:

  • Kuruluşun Sermaye Piyasası Kurulunun yetkili kuruluş listesinde bulunmaması,
  • Türkiye’de geçerli bir SPK yetkisi yerine yalnızca yabancı ülke lisanslarının gösterilmesi,
  • Garantili kazanç, sabit getiri veya risksiz yatırım vaadinde bulunulması,
  • Sosyal medya reklamından sonra WhatsApp ya da yabancı telefon numarası üzerinden iletişim kurulması,
  • Paranın kurumsal hesap yerine bir gerçek kişiye ait IBAN’a gönderilmesinin istenmesi,
  • Küçük bir yatırımla çok kısa sürede yüksek kâr elde edildiğinin gösterilmesi,
  • Para çekme talebinde vergi, komisyon, sigorta veya hesap açma bedeli istenmesi,
  • Her ödeme sonrasında farklı bir gerekçeyle yeni ödeme talep edilmesi,
  • Mağdurun telefonuna veya bilgisayarına uzaktan bağlantı uygulaması yükletilmek istenmesi,
  • Para transferlerinin farklı kişilere ait banka hesaplarına veya kripto varlık cüzdanlarına yönlendirilmesi,
  • Şirketin açık adresinin, ticaret unvanının veya yetki bilgilerinin doğrulanamaması,
  • Para çekme talebinden sonra müşteri temsilcisinin iletişimi kesmesi.

Türkiye’de yerleşik yatırımcılara forex olarak bilinen kaldıraçlı işlem hizmeti sunacak kuruluşun Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş olması gerekir. Kuruluşun adı, internet sitesindeki logolar veya temsilcinin gönderdiği belgeler üzerinden değil, SPK’nın güncel yetkili kuruluş listesi üzerinden kontrol edilmelidir.

Yurt dışında alınmış bir lisansın bulunması, kuruluşun Türkiye’de yerleşik yatırımcılara forex hizmeti sunmak için SPK tarafından yetkilendirildiği anlamına gelmez.

Sahte internet siteleri, yatırım uygulamaları, hesaplara izinsiz erişim ve dijital yöntemlerle gerçekleştirilen diğer eylemler hakkında bilişim suçları başlıklı yazımızdan bilgi alabilirsiniz.

Fiilin Cezai Nitelendirilmesi

Nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f)

Sahte internet sitesi, mobil uygulama, yatırım platformu veya kurgusal işlem ekranının mağdurun aldatılmasında araç olarak kullanılması halinde, TCK m.158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu gündeme gelebilir. Bununla birlikte paranın banka hesabına gönderilmiş olması, tek başına her olayda banka veya kredi kurumunun dolandırıcılık suçunda araç olarak kullanıldığı anlamına gelmez. Bankacılık sisteminin yalnızca olağan ödeme aracı olarak kullanılması ile hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde işlev üstlenmesi birbirinden ayrılmalı ve suçun hukuki niteliği somut olayın bütününe göre belirlenmelidir.

Nitelikli dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme, güncel görev ve geçiş hükümleri ile suç tarihi dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu nedenle dosyanın koşulları incelenmeden görevli mahkeme hakkında kesin bir değerlendirme yapılmamalıdır. Nitelikli dolandırıcılık suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Bununla birlikte mağdurun zararının soruşturma veya kovuşturma aşamasında giderilmesi halinde, şartları oluşmuşsa TCK m.168’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.

İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti (SPKn m. 109/2)

6362 sayılı Kanun’un “Usulsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti” başlıklı 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Aynı fıkra hükmüne göre, bu kişilerin suçun icrası kapsamında aynı zamanda birinci fıkrada tanımlanan usulsüz halka arz suçunu da işlemeleri halinde yalnızca ikinci fıkradaki suçtan cezaya hükmedilir ve ceza yarı oranında artırılır.

Bu suç bakımından failin yurt dışında yerleşik olması tek başına cezasızlık sonucu doğurmaz. Kurul, internet üzerinden sunulan kaldıraçlı işlem hizmetinin Türkiye’ye yönelik olup olmadığını, sitede Türkiye’de bir irtibat adresine veya telefon numarasına yer verilmesi, Türkçe içerik sunulması ve Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik pazarlama faaliyeti yürütülmesi gibi ölçütlerle değerlendirmektedir.

İçtima ilişkisi

İki suç tipi farklı hukuki değerleri korumaktadır: dolandırıcılık suçu bireyin mal varlığını, izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçu ise sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf ve düzenli işleyişini korur. Bu nedenle fiilin her iki suçu da oluşturduğu hallerde gerçek içtima kuralları uyarınca ayrı ayrı cezaya hükmedilmesi gerekir. Öte yandan her izinsiz faaliyetin dolandırıcılık oluşturmadığı, buna karşılık tamamen kurgusal platformlarda ağırlık merkezinin TCK m. 158’de bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır.

Örgütlü işleniş ve suçtan kaynaklanan mal varlığının aklanması

Forex dolandırıcılığının birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi, tek başına her durumda suç örgütünün bulunduğunu göstermez. Ancak çağrı merkezi düzeninde çalışan, kişiler arasında süreklilik gösteren iş bölümü ve hiyerarşik ilişki bulunan yapılar bakımından TCK m.220 kapsamında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçları gündeme gelebilir.

Dolandırıcılıktan elde edilen paraların kaynağını gizlemek veya meşru bir görünüm kazandırmak amacıyla çok sayıda hesap arasında dolaştırılması, farklı kişilere ait hesaplar üzerinden çekilmesi ya da kripto varlıklara dönüştürülmesi hâlinde TCK m.282’de düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu yönünden de değerlendirme yapılabilir. Ancak para transferi veya kripto varlık kullanılması, tek başına aklama suçunun oluştuğunu göstermez; işlemlerin amacı ve suç gelirinin kaynağını gizlemeye yönelik olup olmadığı araştırılmalıdır.

7589 sayılı Kanun ile TCK m. 158’e eklenen dördüncü fıkra

Forex dolandırıcılığı dosyalarında paraların sıklıkla organizasyonu yöneten kişiler yerine üçüncü kişilere ait banka, ödeme kuruluşu veya kripto varlık hesaplarına aktarıldığı görülmektedir. Hesabını kullandıran kişinin cezai sorumluluğu, yalnızca hesabın kendi adına bulunmasına göre değil; dolandırıcılık eylemini bilip bilmediği, elde ettiği menfaat ve suçun gerçekleştirilmesine sunduğu katkının kapsamına göre belirlenir.

Hesap sahibinin dolandırıcılık organizasyonunu bilerek hareket etmesi, mağdurla iletişim kurması, parayı çekmesi, başka hesaplara aktarması veya organizasyondaki diğer işlemlere katılması farklı iştirak değerlendirmelerine neden olabilir. Kişinin katkısının yalnızca hesap veya ödeme aracını menfaat karşılığında kullandırmakla sınırlı kalması halinde ise TCK m.158/4’teki özel indirim hükmü gündeme gelebilir.

16.07.2026 kabul tarihli ve 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesiyle TCK m. 158’e eklenen ve 31.07.2026 tarihli, 33326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren dördüncü fıkra bu soruna yönelmiştir. Fıkra hükmü şöyledir: “(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Düzenleme bir cezasızlık hâli değildir; şartları gerçekleştiğinde yalnızca yarı oranında indirim sağlar. İndirimin uygulanabilmesi için kişinin katkısının gerçekten ödeme aracını veya hesap bilgilerini vermekten ibaret kalması gerekir. Mağdurun aranması, ikna sürecine katılım, paranın çekilip organizasyona teslimi gibi ek katkılar bulunduğunda fıkra uygulama alanı bulmayacaktır. Kanun’a eklenen geçici madde ile derdest dosyalar ve infaz aşamasındaki hükümler bakımından da uyarlamaya ilişkin özel hükümler öngörülmüş; infaz aşamasındaki belirli hükümlüler yönünden zararın giderilmesi koşuluna bağlı bir imkân tanınmıştır. Forex organizasyonlarında para toplama hesaplarının büyük ölçüde üçüncü kişiler adına açılması nedeniyle, bu fıkranın söz konusu dosyalarda doğrudan uygulama alanı bulacağı değerlendirilmektedir.

Soruşturma Usulüne İlişkin Özellik: Kurul’un Yazılı Başvurusu

6362 sayılı Kanun’un “Yazılı başvuru ve özel soruşturma usulleri” başlıklı 115. maddesinin birinci fıkrasına göre, bu Kanun’da tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır ve bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir. Dolayısıyla mağdurun doğrudan yaptığı şikâyet, tek başına izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçu yönünden soruşturma başlatılmasına yetmez.

Nitelikli dolandırıcılık suçu re’sen soruşturulan bir suçtur. Bu nedenle mağdur, doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına başvurabilir. Olayda izinsiz sermaye piyasası faaliyeti bulunduğu düşünülüyorsa ayrıca Sermaye Piyasası Kuruluna veya CİMER üzerinden ihbarda bulunulması değerlendirilebilir. SPKn m.109 kapsamındaki suçlar yönünden soruşturma yapılması Kurulun Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır. Kurulun yazılı başvurusu, dolandırıcılık suçuna ilişkin soruşturmanın başlaması için aranan bir şart değildir.

Forex Dolandırıcılığında Para Geri Alınabilir mi?

Forex dolandırıcılığında gönderilen paranın geri alınması mümkün olabilir; ancak her olayda para iadesinin sağlanacağı garanti edilemez. Sonuç, paranın aktarıldığı hesapların tespit edilmesine, paranın başka hesaplara aktarılıp aktarılmadığına, nakit olarak çekilip çekilmediğine, kripto varlığa dönüştürülüp dönüştürülmediğine ve şüphelilerin tespit edilebilir malvarlığının bulunup bulunmadığına bağlıdır.

Mağdurun hızlı hareket etmesi, para hareketlerinin izlenmesi ve gerekli koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi bakımından önemlidir. Zaman geçtikçe paranın farklı banka hesaplarına dağıtılması, nakit olarak çekilmesi veya kripto varlık cüzdanlarına aktarılması ihtimali artabilir.

Ceza soruşturması kapsamında şüphelilere ait banka hesaplarının ve para hareketlerinin incelenmesi, suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlığı değerleri hakkında elkoyma tedbirlerinin uygulanması gündeme gelebilir. Ancak ceza soruşturmasında hesaba tedbir konulması, mağdurun parasının kendiliğinden ve hemen iade edileceği anlamına gelmez.

Somut olayın özelliklerine göre ceza soruşturmasının yanı sıra parayı alan veya dolandırıcılık organizasyonuna katıldığı ileri sürülen kişilere karşı maddi tazminat, alacak ya da sebepsiz zenginleşmeye dayalı taleplerin ileri sürülmesi değerlendirilebilir. Şartları bulunuyorsa ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir yoluyla alacağın güvence altına alınması da talep edilebilir.

Ödemenin kredi kartıyla yapılması hâlinde bankaya işlem itirazında bulunulması; banka havalesi veya EFT yapılmışsa işlemin vakit kaybetmeden bankaya bildirilmesi önemlidir. Bununla birlikte bankaya bildirim yapılması, transfer edilen tutarın mutlaka geri döneceği anlamına gelmez.

Forex dolandırıcılığına ilişkin suç duyurusunun hazırlanması, banka hareketlerinin incelenmesi ve uygulanabilecek koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi için Ankara ceza avukatı desteğine başvurulabilir.

Forex Dolandırıcılığı Mağduru İlk Olarak Ne Yapmalıdır?

Forex dolandırıcılığı şüphesi bulunan kişinin öncelikle yeni bir ödeme yapmaması ve dolandırıcılık organizasyonuyla yaptığı iletişime ilişkin bütün delilleri koruması gerekir. Özellikle paranın geri ödenmesi için vergi, komisyon, sigorta, bloke kaldırma ücreti veya hesap kapatma bedeli istenmesi hâlinde dikkatli olunmalıdır. Yeni bir ödeme yapılması çoğu zaman mevcut paranın alınmasını sağlamadığı gibi zararın büyümesine neden olabilir.

Mağdurun ilk aşamada şu işlemleri yapması önemlidir:

  1. Para gönderilen banka veya ödeme kuruluşuyla iletişime geçerek işlemi bildirmesi,
  2. Yeni bir para transferi yapmaması,
  3. WhatsApp, Telegram, SMS ve e-posta yazışmalarını silmemesi,
  4. Telefon numaralarını, kullanıcı adlarını ve profil bilgilerini kaydetmesi,
  5. Para transferi dekontlarını ve hesap ekstrelerini saklaması,
  6. Platformdaki bakiye, kâr ve para çekme ekranlarının görüntüsünü alması,
  7. İnternet sitesinin alan adını ve tam URL adresini kaydetmesi,
  8. Kripto varlık transferi yapılmışsa cüzdan adresi ile işlem kodunu saklaması,
  9. Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmayı değerlendirmesi,
  10. İzinsiz faaliyet hakkında Sermaye Piyasası Kuruluna veya CİMER üzerinden ihbarda bulunması.

Platformun veya şüphelilerin durumu fark ederek hesapları kapatması ve mevcut kayıtları silmesi mümkün olduğundan delillerin mümkün olduğunca erken korunması gerekir. Ancak delil toplamak amacıyla karşı tarafın hesabına izinsiz girilmemeli veya hukuka aykırı başka bir yönteme başvurulmamalıdır.

Mağdur Açısından Delil Yönetimi ve Başvuru Yolları

Bu dosyalarda başarı, büyük ölçüde ilk günlerde toplanan delilin niteliğine bağlıdır; paranın izlenebilirliği zaman geçtikçe hızla azalır. Suç duyurusu dilekçesi hazırlanırken aşağıdaki delillerin eksiksiz sunulması önerilir:

  • Para transferlerine ilişkin dekontlar, hesap ekstreleri, alıcı ad soyad ve IBAN bilgileri.
  • Mesajlaşma kayıtlarının kesintisiz ve tarih görünecek biçimde alınmış görüntüleri; özellikle garantili getiri, sabit kâr veya risksiz yatırım vaadi içeren beyanlar.
  • Platformdaki bakiye ve işlem ekranlarının görüntüleri, alan adı, varsa uygulama bağlantısı ve iletişim numaraları.
  • Ödeme kuruluşu veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı kullanıldıysa işlem numaraları ve cüzdan adresleri.

Suç duyurusunda; para gönderilen hesaplara ilişkin hesap açılış belgelerinin ve hesap hareketlerinin temin edilmesi, paranın aktarıldığı diğer hesapların araştırılması, gerektiğinde IP ve iletişim kayıtlarının incelenmesi talep edilebilir. Şartları bulunuyorsa suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlığı değerleri hakkında elkoyma ve diğer koruma tedbirlerinin uygulanması da gündeme gelebilir. Ancak banka hesabına bloke konulması veya malvarlığı hakkında elkoyma kararı verilmesi, mağdurun zararının kendiliğinden ve hemen ödeneceği anlamına gelmez.

İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti yönünden Sermaye Piyasası Kuruluna veya CİMER üzerinden ihbarda bulunulabilir. Ödemenin kredi kartı ile yapılması hâlinde bankaya işlem itirazının süresi içinde iletilmesi; havale veya EFT ile ödeme yapılmışsa işlemin vakit kaybetmeden bankaya bildirilmesi ayrıca değerlendirilmelidir.

Dilekçede, şüphelilere ait hesaplar üzerinde gecikmeksizin bloke ve malvarlığına elkoyma tedbirlerinin uygulanması, ilgili banka ve ödeme kuruluşlarından hesap hareketlerinin ve hesap açılış belgelerinin celbi, IP kayıtlarının ve HTS kayıtlarının temini talep edilmelidir. Ayrıca Kurul’a ihbarda bulunularak ilgili internet sitesine erişimin engellenmesi ve MASAK nezdinde değerlendirme yapılması istenebilir. Ödemenin kredi kartı ile yapıldığı hallerde, banka nezdinde işleme itiraz sürecinin süresinde başlatılması ayrıca değerlendirilmelidir.

Hukuk Davası Boyutu

Ceza soruşturmasından bağımsız olarak, dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiği veya zararın meydana gelmesine hukuka aykırı şekilde katkıda bulunduğu ileri sürülen kişilere karşı maddi zararın giderilmesine yönelik talepler gündeme gelebilir. Talep, somut olayın özelliklerine göre haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırılabilir.

Yalnızca para kaybının meydana gelmesi her durumda manevi tazminata hak kazandırmaz. Manevi tazminat talebi bakımından kişilik haklarını ihlal eden ayrı bir davranışın ve manevi zararın bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Haksız fiil aynı zamanda ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı süresi öngördüğü bir suç oluşturuyorsa TBK m.72’deki daha uzun zamanaşımı süresi gündeme gelebilir. Ancak bu sürenin hangi kişi ve talep yönünden uygulanacağı somut olayın koşullarına göre ayrıca belirlenmelidir.

Alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla şartları bulunuyorsa ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talep edilebilir. Bu tedbirlerin uygulanması için kanunda aranan koşulların ve talebi destekleyen delillerin mahkemeye sunulması gerekir.

Yatırımcının, Kurulca yetkilendirilmiş bir aracı kurum nezdinde işlem yaptığı hâllerde ise dava, dolandırıcılık değil sözleşmesel ve mevzuata uygunluk denetimi ekseninde yürür. Nihayet, Yatırımcı Tazmin Merkezi güvencesinin yalnızca yetkili yatırım kuruluşlarının yükümlülüklerini yerine getirememesi hâlinde devreye girdiği, izinsiz platformlar bakımından böyle bir güvencenin bulunmadığı özellikle vurgulanmalıdır.

Sonuç

Forex adı altında işlenen yatırım dolandırıcılığı, tek bir suç tipiyle açıklanabilecek bir olgu değildir. Somut olayın koşullarına göre nitelikli dolandırıcılık, izinsiz sermaye piyasası faaliyeti, örgüt suçları ve aklama suçu birlikte gündeme gelebilmekte; her biri farklı soruşturma usullerine ve farklı ispat gereklerine tabi olmaktadır. Doğru nitelendirme, mağdur vekilliği bakımından zararın giderilme ihtimalini, savunma bakımından ise sorumluluğun sınırlarının belirlenmesini doğrudan etkiler.

Yatırımcı açısından ise en etkili koruma önleyici niteliktedir: kaldıraçlı işlem hizmeti alınacak kuruluşun Kurul’un yayımladığı yetkili kuruluş listesinde yer alıp almadığı mutlaka doğrulanmalı, garantili getiri, sabit kâr veya risksiz yatırım vaatlerinin hiçbir meşru yatırım aracında karşılığının bulunmadığı akılda tutulmalıdır.

Hukuki inceleme: Av. Şerife Duran
Son inceleme tarihi: 2 Eylül 2026

Bu içerik, güncel mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her olayın hukuki niteliği ve izlenebilecek başvuru yolları somut koşullara göre değişebilir.

Şerife Duran

Avukat Şerife DURAN, 1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Asliye Ceza Mahkemesi, Sulh Hukuk Mahkemesi, Kadastro Mahkemesi, Türkiye Adalet Akademisi’nde ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nde hakimlik görevinden sonra avukatlık yapmaya başlamıştır. Selçuk Üniversitesi Özel Hukuk Anabilimdalı Avrupa Birliği Hukuku alanında yüksek lisans yapan DURAN, doktora öğrencisi olup evli ve 3 çocuk annesidir.

All stories by:Şerife Duran

Leave a Reply