Bilişim Suçu Cezası Nedir ve Nereye Şikayet Edilir?

bilişim suçu nedir

Bilişim Suçu Cezası Nedir ve Nereye Şikayet Edilir?

Bilişim Suçu Cezası Nedir ve Nereye Şikayet Edilir? 960 524 AdminAD24

BİLİŞİM SİSTEMİNE GİRME SUÇU

Bilişim suçları, modern dünyanın hızla gelişen teknolojisi ile birlikte hukukun önemli bir parçası haline gelmiştir. Yapay zeka, cep telefonları, bilgisayarlar, akıllı saatler gibi teknolojik cihazların yaygınlaşması, bu araçların suç dünyasında da kullanılmasına yol açmıştır.

Bu teknolojik araçlar, insanların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve ticari faaliyetlerde bulunmak için kullanıldığı gibi, aynı zamanda suç işlemek için de kullanılmaktadır.

Bilişim suçları, bilgisayarlar, telefonlar, POS cihazları gibi teknolojik cihazlar aracılığıyla gerçekleştirilen ve siber güvenliği ihlal edebilecek elektronik ortamda işlenen suçlar olarak tanımlanabilir. Bilişim suçları, elektronik bilginin teknolojik araçlar ve internet üzerinden erişim yoluyla ihlal edilmesi şeklinde gerçekleşir.

Bilişim sistemi terimi, Türk Ceza Kanunu’na göre, “verileri topladıktan sonra otomatik işlemlere tabi tutma olanağı veren manyetik sistemler” olarak tanımlanır.

Bu tür suçlar ulusal ve uluslararası güvenlik ve ekonomik sorunlara yol açabilir. Özel yaşamın gizliliği, telif haklarının ihlali, dolandırıcılık, istismar ve istihbarat suçları gibi bir dizi suç, bilişim sistemlerini kullanarak siber güvenlik açıklarına neden olabilir.

Uluslararası Hukuk Sisteminde Bilişim Suçları:

Uluslararası hukuk sisteminde, bilişim suçları genellikle iki ana kategori altında incelenir. Bu suçlar, “bilgisayar ağı ve aygıtlarını hedef alan suçlar” ve “bilgisayar ağları ve aygıtlarını kullanarak işlenen suçlar” olarak ikiye ayrılır. Bu kategoriler şu şekildedir:

Bilgisayar Ağı ve Aygıtlarını Hedef Alan Suçlar:

  • Bilgisayar virüsleri
  • Hizmeti kesme saldırıları (DDoS)
  • Kötü amaçlı yazılım kullanımı

Bilgisayar Ağları ve Aygıtlarını Kullanarak İşlenen Suçlar:

  • Siber izleme
  • Dolandırıcılık ve kimlik hırsızlığı
  • Bilgi çalma
  • Kişisel ağ bilgilerinin çalınması (Kullanıcı adı, giriş şifresi, kredi kartı bilgileri vb.)

Türk Ceza Hukuku Sisteminde Bilişim Suçları

Bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesi, hayatımızın her alanında etkili hale gelmesi ve dijital dünyanın yaygınlaşması, yeni suçların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu nedenle birçok ülke, bilişim suçlarına yönelik yasal düzenlemeler yapmak ve mevzuatlarını güncellemek zorunda kalmıştır. Türk Ceza Hukuku‘nda ise bilişim suçları ilk kez 1991 yılında 3756 sayılı Kanun ile tanımlanmıştır. Daha sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, “Bilişim Alanında İşlenen Suçlar” başlığı altında ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.

Türk Ceza Kanunu’nda incelenen bilişim suçları şunlardır:

  • Bilişim Sistemine Girme Suçu (TCK m.243)
  • Sistemi Engelleme, Bozma, Erişilmez Kılma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu (TCK m.244)
  • Banka veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması Suçu (TCK m.245)
  • Yasak Cihaz veya Program Kullanma Suçu (TCK m.245/a)

Bu düzenlemeler, bilişim suçlarına karşı hukuki bir çerçeve oluşturarak suçluların cezalandırılmasını ve dijital alanın güvenliğinin sağlanmasını amaçlamaktadır.

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 244. maddesi, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişinin bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını belirtmektedir. Aynı maddeye göre, bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilemez hale getiren kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir.

Eğer bu suçlar bir banka veya kredi kurumu gibi bir kamu kuruluşunun bilişim sistemi üzerinde işlenirse, ceza yarı oranında artırılır. Bu suçlarla kişinin kendisinin veya başkasının haksız bir çıkar sağlamadığı durumlarda ise iki yıldan altı aya kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir.

Bu madde, bilişim sistemlerine zarar verme eylemlerini suç olarak tanımlamaktadır ve bilişim sistemlerinin veri ve programlarının kısmen veya tamamen tahrip edilmesi, değiştirilmesi veya işlevlerinin değiştirilmesi gibi eylemleri kapsamaktadır.

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesi, başkasına ait bir banka veya kredi kartını ele geçiren veya elinde bulunduran kişinin, kart sahibinin rızası olmaksızın bu kartı kullanarak veya kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağladığı durumlarda üç yıldan altı aya kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağını belirtmektedir.

Bu madde ayrıca, sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişilere üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası uygulanacağını hükme bağlamaktadır. Sahte banka veya kredi kartlarını kullanarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişiye ise dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilebilir.

Bu suçların, akraba ilişkileri gibi belirli durumlarda hükümlere etki ettiği maddede belirtilmektedir. Suçun faillerinin lehine bir sonuç doğmadığı veya zarara uğramadığı durumlarda ise ilgili hükümler uygulanmaz.

Bu maddeler, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemlerini suç olarak tanımlar ve bu tür suçların caydırıcı cezalarla karşılanmasını amaçlar.

Yasak Cihaz ve Programların Kullanılması Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 245/A. maddesi, bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun, bu bölümde yer alan suçlar veya diğer bilişim sistemlerini kullanarak işlenebilen suçlar için yapılması veya oluşturulması durumunda, bu eylemleri gerçekleştiren kişilerin bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağını belirtmektedir.

Bu madde, bilişim suçları için kullanılan araçların ve programların üretimi, ithali, sevki, nakli, depolanması, satılması, satışa sunulması, satın alınması, başkalarına verilmesi veya bulundurulması gibi faaliyetleri düzenlemektedir. Bu tür araçların ve programların bilişim suçlarının işlenmesi için kullanılması durumunda, suç işleyen kişiler cezalandırılır.

Bilişim Sistemine Girme Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesi ise bilişim suçlarından biri olan “Bilişim Sistemine Girme Suçu”nu tanımlar. Bu maddeye göre, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kişi, bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, bilişim sistemi içindeki veriler yok olursa veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilebilir.

Bu suç, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giriş yapılması ve bu girişin devam etmesi durumunda oluşur. Suçun işlenmesi için herhangi bir verinin işlenmesi veya işleme konulması gerekmez. Bu madde ile bilişim sistemine hukuka aykırı giriş sağlanarak bilişim sistemi güvenliği ihlal edilmiş olur.

Bilişim Sistemine Girme Suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesi kapsamında değerlendirilir ve bu madde, bilişim sistemine hukuka aykırı girişi ve orada kalmaya devam edilmesini düzenler. Bu suçun nitelikli hali ise, bilişim verilerinin yok edilmesi veya değiştirilmesi durumunda geçerli olur. Bilişim sistemine girmek, uzaktan bağlanarak sistemdeki verilere erişmek anlamına gelir.

Bilişim Sistemine Girme Suçunun İşlenmesi

Bilişim sistemi güvenliği konusunda dikkat edilmesi gereken çok sayıda faktör bulunmaktadır. Günümüzde teknoloji hızla gelişmekte ve dijital dünya her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Bu nedenle, bilişim sistemlerinin güvenliğini korumak için sürekli olarak güncellemeler ve güvenlik önlemleri alınmalıdır. Ayrıca, bilgisayar korsanlığı, oltalama saldırıları, bilgisayar virüsleri ve solucanları, fidye amaçlı yazılımlar, klavye işlemlerini kaydeden programlar gibi potansiyel tehditlere karşı bilinçli olunmalı ve bu tehditlere karşı koruyucu önlemler alınmalıdır.

Bilişim sistemi güvenliğini tehlikeye atan eylemler arasında bilgisayar korsanlığı, yani bilgisayar sistemlerine izinsiz giriş yapma ve verilere erişme suçu özellikle dikkat çekmektedir. Bu tür eylemler, bilişim sistemlerine zarar verme veya verilere erişme amacı güdülerek gerçekleştirilir. Yasal düzenlemeler, bu tür suçların önlenmesi ve suç işleyenlerin cezalandırılması için çeşitli önlemler içermektedir.

Bilişim suçlarının işlenmesi durumunda suçun ispatı için IP adresleri gibi dijital izler önemli bir role sahiptir. IP adresleri, hangi bilgisayarın, ne zaman ve nereden bir sisteme giriş yaptığını belirlemek için kullanılır. Ancak, IP adreslerinin yeterli olmadığı durumlarda, GSM şirketleri tarafından bir IP adresi birden fazla kişiye aynı anda hizmet verebileceğinden, port numaralarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Port numaraları, bilgisayar içindeki her programın iletişim için ayrı ayrı kullandığı numaralardır ve IP adresi ile birlikte kullanılarak hangi programın ne zaman ve nereden iletişim sağladığının belirlenmesine yardımcı olabilir.

Bilişim suçlarına karşı korunmak için bilgi güvenliği önlemleri almak ve güvenlik yazılımları kullanmak önemlidir. Ayrıca, suç işlendiği tespit edildiğinde bu suçları soruşturmak ve suçluları adalete teslim etmek için hukuki süreçlerin takip edilmesi gerekmektedir.

Veri güvenliği ve bilişim sistemlerine yönelik suçlar, modern teknolojinin gelişmesiyle birlikte giderek artan bir öneme sahip olmuştur. İşbu yazıda, bilişim sistemine girme suçuyla ilgili önemli konulara ve hukuki değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu suç, bilgisayar sistemlerine izinsiz erişim sağlama veya bu sistemlerde kalmaya devam etme eylemini içerir.

  1. Hukuki Değer: Bilişim sistemine girme suçuyla korunan hukuki değer karma bir nitelik taşır. Bu değerler şunları içerir:
    • Toplum düzenini koruma.
    • Özel hayat ve haberleşmenin gizliliği.
    • Sistem sahibi ve kullanıcının menfaatleri.
    • Başka suçların işlenmesinin önlenmesi.
    • Bilişim sisteminin güvenliği.
  2. Suç Unsurları:
  3. Maddi Unsurlar:
    Fail: Suçun faili, bilgisayar sistemine izinsiz erişim sağlayan veya bu sisteme izinsiz olarak erişim sağlamaya devam eden kişidir.
    Mağdur: Suçun mağduru, bilgisayar sistemine izinsiz erişilen veya erişim sağlanmaya çalışılan ve hukuki menfaati zarar gören kişidir.
    Fiil: Suç, kanunda belirtilen hareketlerin gerçekleştirilmesi ile oluşur.
  4. Suçun Özel Görünüş Halleri:
    Teşebbüs: Kişi, suçu işlemeyi kasteder, ancak nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüs söz konusu olabilir.
    İştirak: Suç birden çok kişi tarafından işlenirse, bu kişiler müşterek fail olarak yargılanır.
    İçtima: Birden fazla suç işlenirse, bu suçlar ayrı ayrı cezalandırılır.
  5. Yaptırım ve Yetkili Merci: Bilişim sistemine girme suçu cezai yaptırımları içeren bir suçtur. Cezalar, suçun işlenme şekline ve etkilerine göre değişebilir. Yetkili mahkeme asliye ceza mahkemesidir ve yetki, suçun işlendiği yer mahkemesindedir.
  6. Soruşturma Yöntemleri: Bilişim sistemine girme suçu re’sen soruşturulur ve şikâyete bağlı değildir. Soruşturma sırasında IP adreslerinin belirlenmesi, log kayıtlarının incelenmesi ve diğer bilişim yöntemlerinin kullanılması önemlidir. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi suçun soruşturulmasını engellemez.

Bilişim Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma Usulü

Türk Ceza Kanunu m. 243, bilişim suçunun takip edilmesinin şikayete bağlı olmadığını belirtir. Bu, soruşturmanın ve kovuşturmanın re’sen başlatılması gerektiği anlamına gelir. Suçun şikayete tabi olmaması durumu, bu tür suçlarda ihbarın önemli bir rol oynadığını gösterir. Suça ilişkin ihbar veya şikayet, ya Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılmalıdır.

Bilişim Suçlarında Uzlaştırma Müessesesi

Uzlaştırma, ceza hukukunda suçun mağduru ile faili arasında tarafsız bir uzlaştırmacı gözetiminde iletişim kurma sürecini ifade eder. Taraflar, bu sürecin sonunda anlaşmaya vardıklarında bunun adına uzlaşma denir, ancak uzlaştırma, bu sürecin bütününü kapsayan terimdir. Soruşturulması ve kovuşturması şikayete bağlı olmayan bazı suçlar uzlaştırma kapsamına girmektedir. Ancak, bilişim sistemine girme suçu uzlaşma kapsamında değildir. Bu nedenle, yeterli şüphe varsa uzlaşma yapılmadan iddianame hazırlanır.

Bilişim Suçlarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bilişim suçlarına dair davanın görüleceği yer Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Bu mahkemeler, bilişim sistemine girme suçunun hem basit hali hem de nitelikli hali için görevlidir. Yargıtay, failin suça karıştığı yerin yetkili mahkeme olduğunu belirlemiştir.

Bilişim Sistemine Girme Suçunun Cezası ve Yaptırımı

Bilişim sistemine girmenin veya orada kalmaya devam etmenin cezası, bir yıl hapis veya adlî para cezasını içermektedir. Eğer bu suç, bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemlerde işlenirse, verilecek ceza yarı oranına indirilebilir. Sistemin içerdiği veriler yok edilirse veya değiştirilirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası uygulanır. Ayrıca, veri nakillerini hukuka aykırı olarak izleyen kişi de bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

Bilişim Sistemine Girme Suçunda Dava Zamanaşımı Süresi

Bilişim sistemine girme suçu için dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu, suçun işlenmesinden itibaren belirli bir süre sonra davanın açılamayacağı ve ceza verilemeyeceği bir süre olarak kabul edilir.

Bilişim sistemine girme suçu, teknoloji ve bilişim alanındaki hızlı gelişmelere paralel olarak önemli bir hukuki alan haline gelmiştir. Bu suçu önlemek ve suçluları cezalandırmak için etkili hukuki ve teknik tedbirler alınması gerekmektedir. Ayrıca, bu alandaki yasal düzenlemelerin güncel tutulması da önemlidir. Bu suçun mağduru ya da faili olan kişinin mutlaka tecrübeli bir ceza avukatı yardım alması tavsiye edilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 25.11.2014 tarih, 2013/448 E., 2014/524 K.:

“…Bilişim sistemi TCK’nın 243. maddesinin gerekçesinde ‘verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağı veren manyetik sistemlerdir.’ şeklinde tanımlanmıştır. Aynı gerekçede, sistem içindeki bütün soyut unsurların veri terimi kapsamında olduğu da dile getirilmiştir. Veri, Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesinin 1. maddesinde ‘bir bilgisayar sisteminin belli bir işlevi yerine getirmesini sağlayan yazılımlar da dahil olmak üzere, bir bilgisayar sisteminde işlenmeye uygun nitelikteki her türlü bilgi’, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun tanımlar başlıklı 2. maddesinde ise ‘bilgisayar tarafından üzerinde işlem yapılabilen her türlü değer’ şeklinde tanımlanmıştır…” ve yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2016 tarihli, 2015/1100 esas, 2016/110 sayılı kararında yer alan, “…Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğü’nde, ‘elektronik beyin’ veya ‘bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş sistem’ olarak adlandırılan bilgisayar; ‘çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran, bilgileri depolayan elektronik araç, elektronik beyin’ anlamına gelmektedir. İnternet ise, dünya üzerindeki milyonlarca bilgisayarın birbirlerine bağlanmaları ile oluşan global bir bilgisayar ağları sistemini ifade eder. Bilişim de; ‘insanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, bilginin elektronik cihazlarda toplanması ve işlenmesi bilimi’ olarak tanımlanmaktadır. Yerleşmiş yargısal kararlar ve öğretideki baskın görüşlere göre de bilişim sisteminin, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra otomatik işleme tabi tutma imkanı veren manyetik sistemler olduğu kabul edilmiştir…” 

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 26.03.2009 tarih, 2008/18190 E., 2009/3058 K:

“sanığın, katılanın yetkilisi olduğu Z. Limited Şirketi’nin Türkiye Ekonomi Bankası D. Şubesinde bulunan hesabına internet üzerinden giriş yaptığı, ancak şirkete ait hesaba girdikten sonra bu hesapta oynama yaparak başka bir hesaba havale yapmadığının iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK m.243/1’de düzenlenen suçu oluşturduğu…’’

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 09.12.2013 tarih, 2013/8857 E., 2013/28279 K:

“şikayetin kapsamına, iddianamedeki nitelendirmeye ve incelenen dosya içeriğine göre, sanık ile müştekinin suç tarihi öncesinde arkadaş olup aralarında geçen bir takım olaylar nedeniyle uzun süredir görüşmedikleri, sanığın arkadaşı olması nedeniyle daha önce bildiği, müştekiye ait mail adresinin internet şifresini hakkı bulunmadığı halde kullanmak suretiyle bilişim sistemindeki müştekiye ait özel kısma girdiği ve burada yer alan müştekinin arkadaşlarına elektronik posta adresine ileti gönderecek kadar süreyle hukuka aykırı olarak sistemde kalmaya devam ettiği…’’

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/11569 E. 2011/21245 K:

“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2009 gün ve 2009/11-193-268 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, sanığın, şikayetçiye ait interaktif bankacılığa açık hesap bilgilerini ve şifreyi öğrenip kendi hesabına para transfer etmek şeklinde oluşan eyleminin TCK.nun 142/2-e maddesindeki bilişim suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen kararda eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/8423 E. 2008/117 K: “Somut olayda; sanığın, katılan Mücahit S’in kimlik bilgilerine göre düzenlenip kendi fotoğrafı yapıştırılmış ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak katılan A A.Ş.nin Yenigün Şubesi’nde hesap açtırarak diğer katılan Murat Ç’ın bankada bulunan para hesabındaki var olan verileri (bilgileri) sahte kimlikle açtırdığı hesaba internet yoluyla havale edip hesap cüzdanı ibraz ederek banka şubesinden çektiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eyleminin, paranın sanığın açtırdığı hesaba intikaline kadar katılan Murat Ç’a yöneltilmiş hile bulunmaması ve tamamen bilişim sistemi içinde gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 244/4 maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırılmada yanılgıya düşülerek unsurları oluşmayan banka aracı kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, 2- Sanığın hesap açtırmak için kullandığı sahte nüfus cüzdanının elde edilememesi ve sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının saptanamamış bulunması, aynı belgenin başka işlemler sırasında da kullanılıp aldatıcılık yeteneğinin tespit edilememesi, banka görevlilerinin ihmali davranışları

sebebiyle hesabın açılmış olma ihtimali de nazara alındığında sırf sahte nüfus cüzdanı ile işlem yapılmasının iğfal kabiliyetinin varlığını kabul için yeterli olmadığı gözetilmeden yüklenen sahtecilik suçundan beraati yerine isabetsiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 22.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/12333 E. 2015/28785 K: “Sanığın fiziki kredi kartı olmaksızın sadece kart numarasını kullanarak haksız yarar sağlanmasından ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 245/1 maddesindeki “banka kartının kötüye kullanılması” suçunu oluşturacağı gözetilmeden; eylemin bölünmesi suretiyle sanığın hem 5237 sayılı TCK’nun 245/1 maddesi gereğince beraatine hem de 5237 sayılı TCK’nun 158/1 son maddesi gereğince dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan…”

Bilişim suçları, dijital çağın getirdiği zorluklar arasında yer alıyor ve bu alanda deneyimli bir avukata ihtiyaç duyuluyor. Ankara’da, bilişim suçları davalarında başarı oranı yüksek, tecrübeli bir avukat arayışınız varsa, Aslan Duran Hukuk ve Danışmanlık doğru adresiniz. Alanında uzman ankara avukat ile sizin ve şirketinizin haklarını koruma altına alarak, en iyi savunmayı sunmaktadır.

Dijital dünyada karşınıza çıkabilecek hukuki engeller ve bilişim suçlarıyla ilgili anlaşmazlıklar için, teknolojiyle iç içe olan ve güncel yasal düzenlemeleri yakından takip eden Ankara avukat ekibimizle sizin yanınızdayız. Aslan Duran Hukuk ve Danışmanlık, bilişim suçları konusundaki bilgisi, tecrübesi ve müvekkillerine olan bağlılığıyla tanınır. Güvenilir, hızlı ve etkili hukuki desteğin adresi olarak, her adımda yanınızdayız.

Bilişim suçu nedir?

Bilişim suçu, bilgisayarlar, internet veya diğer bilişim teknolojileri aracılığıyla gerçekleştirilen yasa dışı faaliyetleri ifade eder. Örnekler arasında siber saldırılar, bilgisayar korsanlığı, veri hırsızlığı ve çevrimiçi dolandırıcılık bulunur.

Bilişim suçlarının cezaları nedir?

Bilişim suçlarının cezaları suçun türüne ve ciddiyetine göre değişebilir. Ceza hapis cezasından para cezasına kadar değişebilir ve suçun türüne ve meydana gelen zarara bağlı olarak belirlenir.

Bilişim suçlarından nasıl korunabilirim?

Kişisel bilgilerinizi güvende tutmak için güçlü şifreler kullanmalı, güvenilir anti-virüs yazılımı ve güvenlik yazılımları kullanmalı ve güvenilmeyen kaynaklardan gelen e-postalara dikkat etmelisiniz.

Bilişim suçu ile suçlanırsam ne yapmalıyım?

Bilişim suçu ile suçlandığınızda bir avukatla iletişime geçmek önemlidir. Avukatınız size yasal haklarınızı ve savunma seçeneklerinizi anlatacaktır.

Bilişim suçları nasıl soruşturulur?

Bilişim suçları, uzman bilişim inceleme ekipleri tarafından soruşturulur. Bu ekipler dijital delilleri toplar, analiz eder ve suçun izini sürerler. Soruşturmanın sonucunda suçlu kişiler mahkemeye çıkarılabilir.