Kadın Kocasının Soyadını Almak Zorunda Mı

kadın kocasının soyadını almak zorunda mı

Kadın Kocasının Soyadını Almak Zorunda Mı

Kadın Kocasının Soyadını Almak Zorunda Mı 1024 576 Yasemin Berna Aslanbay

Türk hukukunda uzun yıllar boyunca evlenen kadının, kocasının soyadını alması zorunlu bir uygulama olarak kabul edilmiştir. Ancak son yıllarda verilen yüksek yargı kararları ve bireysel başvurular sonucunda bu konu önemli ölçüde değişime uğramıştır. Günümüzde kadınların evlilik sonrası yalnızca kendi bekârlık soyadlarını kullanabilmelerinin yolu açılmıştır. Bu geçiş döneminde nüfus müdürlüklerinde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı uzman bir Ankara aile avukatı desteği almak önemlidir. Bu yazımızda genel olarak kadın kocasının soyadını almak zorunda mı? sorusuna yasal gelişmeler çerçevesinde bir bakış sunacağız.

Kadının Soyadına İlişkin Mevcut Yasal Bir Düzenleme Var Mı?

Türk Medeni Kanunu’nun Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen 187. maddesine göre kadın, evlenmekle kocasının soyadını almakta; ancak kadın evlendirme memuruna veya nüfus dairesine yazılı başvuruda bulunarak kendi soyadını kocasının soyadının önünde kullanabilmekteydi.

Anayasa Mahkemesi’nin 22.02.2023 tarihinde verdiği iptal kararı ile 28 Ocak 2024 tarihi itibarıyla kadınların evlenince kocanın soyadını almaları yönündeki zorunluluk yasal dayanağını yitirmiştir.

Konu ile ilgili olarak daha önce yazmış olduğumuz Çocuğun Soyadı Davası başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı ve Güncel Hukuki Durum

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 187. maddesi, evlenen kadının kocasının soyadını almasını zorunlu kılan hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. 28 Ocak 2024 itibarıyla yürürlüğe giren bu kararla, kadınlar evlenmekle kocasının soyadını alma zorunluluğundan kurtulmuş olup, sadece bekarlık (kızlık) soyadlarını kullanabilirler.

Türk hukukunda kadının evlenmekle kocasının soyadını alması zorunluluğuna ilişkin temel değişiklik, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 22.02.2023 tarihli ve 2022/155 Esas, 2023/38 Karar sayılı kararı ile gerçekleşmiştir. Bu kararla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 187. maddesinin birinci cümlesi olan Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır… hükmü, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Mahkeme, erkeğin evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanabildiği halde kadının bu haktan mahrum bırakılmasını cinsiyet temelli bir ayrımcılık olarak değerlendirmiş; nüfus kayıtlarının düzeni veya aile bağlarının korunması gibi gerekçelerin, kadının bekarlık soyadını tek başına kullanmasını engellemek için yeterli olmadığını vurgulamıştır.

Yargıtay’ın Güncel Uygulamaları ve Onama Kararları

AYM’nin iptal kararı ve önceki bireysel başvuru ihlal kararları doğrultusunda Yargıtay, evli kadının bekarlık soyadını tek başına kullanabilmesini bir “insan hakkı” olarak kabul etmektedir:

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.03.2023 tarihli, 2022/10140 E. ve 2023/1013 K. sayılı kararında; kadının evlilik birliği içinde sadece evlenmeden önceki soyismini kullanmak istemesinin AİHS’nin 8. ve Anayasa’nın 17. maddeleri kapsamında bir insan hakkı olduğunu, bu talebin kabulü için “haklı bir gerekçeye” ihtiyaç bulunmadığını belirtmiştir.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 08.11.2023 tarihli, 2023/4244 E. ve 2023/5280 K. sayılı kararında; TMK m. 187’nin uluslararası sözleşmelerle çeliştiğini, Anayasa m. 90 uyarınca uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiğini vurgulayarak, kadının sadece kızlık soyadını kullanmasına izin verilmesi yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararını uygun bulmuştur.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.11.2023 tarihli, 2023/7905 E. ve 2023/5502 K. sayılı kararında; boşanma davası devam eden ancak henüz kesinleşmeyen bir olayda, kadının bekarlık soyadını kullanma talebinin kabul edilmesini, AYM’nin ihlal kararlarına atıf yaparak onamıştır.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 09.11.2023 tarihli, 2023/5977 E. ve 2023/5345 K. sayılı kararında; kadının kızlık soyadını tek başına kullanması için haklı bir gerekçeye ihtiyaç duymadığını teyit ederek yerel mahkemenin kabul hükmünü onamıştır.

Kadınların Evlendikten Sonra Sadece Bekârlık Soyadlarını Kullanmaya Devam Etmesi Mümkün Mü?

Yukarıdaki kararlar doğrultusunda, kadınlar evlendikten sonra yalnızca kendi soyadlarını kullanmaya devam edebilirler. Türk Medeni Kanunu’nun kadının soyadını düzenleyen 187.maddesi Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla iptal edilmiş ve mevcut durumda evlendikten sonra kadının kocanın soyadını alması yönünde yasal bir zorunluluk kalmamıştır.

Belirtmek gerekir ki, kadınların soyadına ilişkin yasal düzenleme Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olsa da nüfus müdürlükleri uygulamada talebe bağlı olarak “tek soyadı”tescili yapmayabilirler. Uygulamada bekârlık soyadını kullanmaya devam etmek isteyen kadınların nüfus müdürlüklerine yaptıkları başvurular reddedilebilir. Red üzerine kadınların Nüfus Müdürlüğü ile eşlerini davalı göstererek aile mahkemelerinde eşlerinin soyadının iptalini talep etmeleri mümkündür.

Evlilik Sonrası Bekarlık Soyadını Kullanmak İsteyen Kadınlar İçin Başvuru Rehberi

Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesinde yer alan ve kadının evlenmekle kocasının soyadını almasını zorunlu kılan hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından (E.2022/155, K.2023/38) iptal edilmesiyle birlikte, 28 Ocak 2024 itibarıyla hukuk sistemimizde yeni bir dönem başlamıştır.

İdari Başvuru Yolu (Davasız Süreç)

AYM iptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte, kadının bekarlık soyadını tek başına kullanması anayasal bir hak haline gelmiştir. Bu nedenle, 28 Ocak 2024 sonrası evlenen kadınların nikah anında veya sonrasında İlçe Nüfus Müdürlüklerine verecekleri bir dilekçe ile bekarlık soyadlarını tescil ettirmeleri yeterlidir. Uygulamada hatalı şekilde hâlâ Aile Mahkemelerinde dava açılmasına yönelik yönlendirmeler yapılsa da, anayasal boşluk nedeniyle idari başvurunun yeterli olması asıldır. 

Yargı Yolu (Dava Süreci):

Özellikle 28 Ocak 2024 öncesi evlenen ve nüfus müdürlüklerinden olumsuz yanıt alan kadınlar için yargı yolu hala kesin çözümdür. Bu durumda Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 24.maddesi uyarınca, evli bir kadının sadece bekarlık soyadını kullanabilmesi için mahkemeden karar alması gerekmektedir. Ardından, bu karar ile birlikte Nüfus Müdürlüğü’ne başvuruda bulunarak soyadı değişikliği yaptırabilecektir.

Geçiş Dönemi ve Uygulama Birliği

Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi uyarınca, eski tarihli evliliklerde soyadı değişikliği için idari birimlerin yeni bir yasal düzenlemeyi bekleme veya dava şartı koşma eğilimi sürebilir. Ancak bu geçiş döneminde kadınların, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa’nın eşitlik ilkesini dayanak göstererek Bireysel Başvuru yolunu da saklı tutmaları ve taleplerini açıkça beyan etmeleri kritik önemdedir. Uygulamada birliğin sağlanması, yargı kararlarının idari süreçlere tam entegrasyonu ile mümkün olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlendikten sonra sadece kendi bekârlık soyadımı kullanabilir miyim?

Evet, kullanabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi’nin 28 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe giren iptal kararı ile Türk Medeni Kanunu’ndaki kadının kocasının soyadını alma zorunluluğu kaldırılmıştır. Bu karar doğrultusunda kadınlar, evlendikten sonra yalnızca kendi bekârlık (kızlık) soyadlarını kullanma hakkına sahiptir.

Bekârlık soyadımı kullanmak için dava açmam şart mı?

Anayasal bir hak olduğu için yeni evlenecek kişilerin nikah memurluğuna veya nüfus müdürlüğüne dilekçe vermesi kural olarak yeterli olmalıdır. Ancak uygulamada nüfus müdürlükleri yasal bir boşluk gerekçesiyle bu idari başvuruları reddedebilmektedir. İdari başvurusu reddedilenler ile daha önceden evlenmiş olan kadınların bekârlık soyadını tek başına kullanabilmesi için Aile Mahkemesinde dava açması gerekmektedir.

Bekârlık soyadını kullanma davası kime karşı açılır?

Kadının evlilik birliği içinde sadece kendi bekârlık soyadını kullanmak amacıyla açacağı dava, hukuki prosedür gereği Nüfus Müdürlüğü’ne ve eşine (davalı sıfatıyla) karşı Aile Mahkemesinde açılmalıdır.

Bu davayı açarken haklı bir gerekçe sunmak zorunda mıyım?

Hayır. Yargıtay’ın güncel yerleşik içtihatlarına göre, kadının evlendikten sonra sadece kendi bekârlık soyadını kullanmak istemesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa kapsamında bir “insan hakkı”dır. Bu nedenle davacının (kadının) haklı bir gerekçe sunması veya ispatlaması zorunlu değildir.

Sonuç

Kadının evlilik sonrası soyadı kullanımı, Türkiye’de hızla değişen ve gelişen bir hukuk alanıdır. Her ne kadar Türk Medeni Kanunu hâlen klasik düzenlemeyi içerse de, yüksek yargı kararları sayesinde kadınların yalnızca kendi soyadlarını kullanabilmeleri mümkün hale gelmiştir.

Bu hak, kadın-erkek eşitliği ve kişilik haklarının korunması açısından önemli bir kazanım niteliğindedir.

Yasemin Berna Aslanbay

Avukat Yasemin Berna Aslanbay, 2015 yılında Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Avukatlık stajını bitirmesinin ardından yaptığı mesleki faaliyetlerinin ardından Aslan & Duran Hukuk Bürosu kurucu avukatı olarak meslek hayatına devam etmektedir. Aynı zamanda Adalet Bakanlığı Arabuluculuk siciline kayıtlı arabulucudur. İş hukuku uzman arabulucusu olarak özellikle Ankara iş hukuku ve Ankara ticaret hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk yapmakta olan Avukat Yasemin Berna Aslanbay evli ve 2 çocuk annesidir.

All stories by:Yasemin Berna Aslanbay

Leave a Reply