Koşullu Salıverime (Şartlı Tahliye) ve Denetimli Serbestlik

koşullu salıverme

Koşullu Salıverime (Şartlı Tahliye) ve Denetimli Serbestlik

Koşullu Salıverime (Şartlı Tahliye) ve Denetimli Serbestlik 960 524 AdminAD24

5275 Sayılı İnfaz Kanunu’nun 107. maddesinde tüm detayları verilen koşullu salıverme (Şartlı tahliye) konusu ve merak edilen tüm sorular yazımızın konusunu oluşturacaktır. Koşullu salıverme nedir? Süreleri nelerdir? Nasıl hesaplanır? Koşullu salıvermenin geri alınması gibi konular ve emsal Yargıtay kararları yazımızın içeriğinde bulunacaktır.

Koşullu SalıvermeNedir?

Koşullu salıverme nedir? Koşullu salıverilme; hükümlünün belirli bir süreyi “iyi halli” olarak cezaevinde geçirmeleri halinde kalan cezasının kanunda belirlenen bölümünü ceza evi dışında denetim altında geçirdiği süredir. Temel amaç, iyi halin devamını sağlamak ve hükümlüleri topluma tekrar kazandırmaktır. Ancak, bu rejim sadece hapis cezalarında uygulanabilir.

Türk Ceza Hukuku’nda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinde düzenlenmiş bir ceza infaz rejimidir.

Koşullu salıverilmenin şartları arasında, hükümlünün belirli bir süreyi iyi halli olarak cezaevinde geçirmesi, mahkemenin koşullu salıverilme kararı vermesi ve belirli koşullara uyması yer almaktadır. Bu şartlar, hükümlülerin cezaevindeki davranışları, eğitim ve meslek edinme faaliyetleri gibi faktörlere bağlı olarak değerlendirilir.

Koşullu Salıverme Süreleri

Koşullu salıverme süreleri, Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde belirtilmiştir. Bu süreler, ceza türüne göre değişiklik göstermektedir: Buna göre koşullu salıverme süreleri;

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için en az 30 yıl
  • Müebbet hapis cezası alanlar için en az 24 yıl
  • 30 yıldan az süreli hapis cezası alanlar için mahkemece belirlenen sürenin üçte ikisi kadar
  • 30 yıl ve daha uzun süreli hapis cezası alanlar için ise 20 yılın dolması halinde veya mahkemece belirlenen sürenin üçte ikisi kadar

Süre uygulanır.

Ancak, koşullu salıverme hakkı, hükümlülerin iyi halleri dikkate alınarak mahkeme tarafından verilir. Ayrıca, koşullu salıverme kararı verildikten sonra hükümlülerin belli şartlara uymaları gerekmektedir, aksi takdirde koşullu salıverme kararı Mahkeme kararıyla geri alınabilir.

 

Koşullu Salıverme Kararını Kim Verir?

Koşullu salıverme kararını verme yetkisi mahkemelere aittir. Mahkeme, cezaevindeki hükümlüyü koşullu salıvermeye karar verir veya karar vermemeye karar verebilir. Bu karar, hükümlünün tutuklu veya hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumundaki ceza infaz kurulu tarafından uygulanır. Ceza infaz kurulu, hükümlünün koşullu salıverilmesine ilişkin şartları da belirler.

Hükümlünün Hapis Cezasının Bir Kısmını Cezaevinde Geçirmesi

 

Hükümlünün koşullu salıverilme infaz rejiminden yararlanabilmesi için, cezasının bir kısmının cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi şarttır. Bu süre, cezanın niteliğine ve miktarına göre değişiklik gösterir. Genel infaz oranı kuralına göre, süreli hapis cezasına mahkûm edilen bir hükümlü, cezasının yarısını cezaevinde iyi halli olarak geçirirse geriye kalan sürede koşullu salıverilme kararı ile cezaevinin dışında denetim altında tutulabilir.

 

İstisnai suçlarda infaz oranı ise belirli suçlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için 30 yıl, müebbet hapis cezası alanlar için 24 yıl olarak belirlenmiştir. Ayrıca, tekrar suç işleyenler için özel süreler de öngörülmüştür.

 

Koşullu salıverme infaz rejimi, hükümlülerin davranışlarına, suçun niteliğine ve mahkeme kararlarına bağlı olarak çeşitli koşullara tabidir. Bu koşullara uymayan hükümlülerin koşullu salıverilme hakları geri alınabilir.

 

Suç İşlemek İçin Örgüt Kurmak ya da Yönetmek ya da Örgütün Faaliyetleri Çerçevesinde Suç İşlenmesi Sonucu Verilen Mahkumiyet Halinde Koşullu Salıverilme İnfaz Rejimi ve Uygulanması İçin Ceza İnfaz Oranı

 

Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgütün faaliyetleri çerçevesinde suç işlemek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, müebbet hapis cezası ya da süreli hapis cezası ile cezalandırılmış bireyleri kapsayan bir suç kategorisidir. Bu tür mahkumiyetlerde koşullu salıverilme infaz rejimi uygulanabilmesi için belirlenmiş ceza infaz oranları önem arz etmektedir.

 

Ceza İnfaz Oranları

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış olanlar için koşullu salıverilme için gereken infaz oranı 36 yıldır.

Müebbet Hapis Cezası: Müebbet hapis cezası alanlar için koşullu salıverilme için gereken infaz oranı 30 yıldır.

Süreli Hapis Cezası: Süreli hapis cezası alanlar ise cezalarının 2/3’ünü ceza infaz kurumunda çekmeleri durumunda koşullu salıverilme rejiminden yararlanabilirler.

Tekerrür Durumunda:

  • Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için 40 yıl,
  • Birden fazla müebbet hapis cezası alanlar için 34 yıl,
  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezası alanlar için en fazla 40 yıl,
  • Müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezası alanlar için en fazla 34 yıl,
  • Birden fazla süreli hapis cezası alanlar için en fazla 32 yıl süreyle koşullu salıverilme uygulanabilir.

Bu hükümler çocuklar için geçerli değildir.

 

¾ İnfaz Oranı Olan Suçlar:

  • Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçları,
  • Cinsel dokunulmazlığa yönelik suçlar,
  • Nitelikli cinsel suçlar,
  • Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar için hükmedilen hapis cezasının ¾’ü infaz kurumunda çekildiği durumda koşullu salıverilme rejiminden yararlanılabilir.

Hükümlünün Cezaevinde Geçirdiği Süreyi İyi Halli Geçirmesi

 

Hükümlü, koşullu salıverilme ceza rejiminden faydalanabilmesi için ceza evinde geçirdiği süreyi iyi halli olarak geçirmelidir. İyi hal durumu, ceza infaz kurumlarının kurallarına uyum, hakların iyi niyetle kullanımı, yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi, iyileştirme programlarına uyum gibi faktörlere bağlıdır.

 

Değerlendirme ve Mahkeme Kararı

Hükümlünün durumu, idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirmede hükümlünün eğitim ve programlara katılımı, sosyal uyum düzeyi, disiplin cezaları gibi faktörler göz önünde bulundurulur. En geç 6 ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda iyi hal durumu sağlanamazsa, tekrar değerlendirme süresi en fazla 1 yıl uzatılabilir.

 

Koşullu salıverilme kararı, görevli ve yetkili mahkeme tarafından verilir. 01.09.2020 tarihinden itibaren infaz işlemlerinin yapıldığı İnfaz Hâkimliği bu kararı verecek yetkiye sahiptir. Mahkeme tarafından verilen koşullu salıverilme kararı olmadan hükümlü, diğer şartları sağlamış olsa bile bu ceza infaz rejiminden faydalanamaz.

 

Koşullu Salıverilme Yasağı ve Uygulama Detayları

Koşullu salıverilme, hükümlülerin ceza infaz kurumlarında belirli bir süre iyi hal göstermeleri ve topluma uyum sağlamaları durumunda cezaevi dışında denetim altında tutulmalarını sağlayan bir ceza infaz rejimidir. Ancak, bazı suçlardan hükümlü olanlar için koşullu salıverilme ceza rejimi uygulanmamaktadır. Bu yasağa tabi suçlar arasında devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, anayasal düzene karşı işlenen suçlar, milli savunmaya karşı işlenen suçlar ve tekerrür durumları bulunmaktadır.

 

Koşullu Salı8verilme Yasağı Kapsamındaki Suçlar

 

  1. Devletin Güvenliğine Karşı İşlenen Suçlar:Bu kategori genellikle casusluk, devlet sırlarını açıklama gibi suçları içermektedir. Bu tür suçlardan mahkûm olanlar koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamazlar.
  1. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar:Anayasanın temel prensiplerine karşı işlenen suçlar, bu yasağın kapsamına giren suçlardır. Örneğin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik suçlar bu kategoriye dahildir.
  1. Milli Savunmaya Karşı İşlenen Suçlar:Ülkenin savunmasına karşı işlenen suçlar, koşullu salıverilme yasağına tabi suçlardır. Bu kapsam, askeri sırların ifşa edilmesi gibi suçları içerebilir.
  1. Tekerrür Durumunda Koşullu Salıverilme Hükümleri Uygulanmaz:Hükümlü, daha önce işlediği bir suçun ardından tekrar suç işlerse, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Bu durumda hükümlü, cezasını tamamlayarak tahliye edilir.

Koşullu Salıverilme Denetim Süresi: Hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre, tahliye edileceği tarihe kadar olan süre, koşullu salıverilme denetim süresini belirler. Bu süre zarfında hükümlü, denetimli serbestlik ve çeşitli yükümlülüklere tabi tutulabilir. Bu yükümlülükler arasında belirli bir mesleği icra etme zorunluluğu, denetimli serbestlik veya hükümlünün sosyal uyumunu sağlamak adına belirlenen diğer yükümlülükler yer alabilir. Mahkeme, bu süreçte hükümlünün topluma yeniden entegrasyonunu amaçlar.

 

Denetimli Serbestlik ve koşullu Salıverilme Arasındaki Farklar

Denetimli serbestlikte, hükümlü cezaevinden tahliye edilir ve denetim altında tutulur. Ancak koşullu salıverilmede, hükümlü daha önce denetimli serbestlik ile tahliye edilip edilmediği incelenir ve tekrar sosyal hayata uyum sağlayıp sağlamadığı gözlemlenir. Bu nedenle koşullu salıverilme, bir tür ön inceleme sürecini içerir.

Koşullu Salıverilme Kararının Geri Alınması

Koşullu salıverilme kararı verilen bir hükümlü, belirlenen denetim süresini başarıyla tamamlayarak tahliye edilebilir. Ancak hükümlü, verilen yükümlülüklere uymaz veya denetim süresinde kasıtlı bir suç işlerse, koşullu salıverilme kararı geri alınabilir. Bu durumda, hükümlüye verilen ceza, işlediği suçun niteliğine ve yükümlülüklere uymama durumuna bağlı olarak belirlenir.

İtiraz Hakkı ve Mahkeme Kararı

İnfaz Hâkimliği tarafından verilen koşullu salıverilme kararının geri alınması durumunda, hükümlü Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edebilir. İkinci suçun işlendiği tarih önemlidir ve bu tarihle ilgili Yargıtay kararları da dikkate alınmalıdır. İtiraz sonucunda alınan mahkeme kararı, hükümlü için belirleyici olacaktır.

 

Koşullu Salıverme ve Denetimli Serbestlik Hukuki Farklar ve İşleyiş

 

Hukuki terimlerin anlamı ve uygulaması genellikle karmaşıktır, bu nedenle “koşullu salıverme” ve “denetimli serbestlik” kavramları arasındaki farkları daha net anlamak önemlidir. Bu yazıda, her iki kavramın ne anlama geldiği, nasıl işlediği ve aralarındaki temel farklar hakkında detaylı bir açıklama bulacaksınız.

 

Koşullu Salıverilme

 

Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre, koşullu salıverme, mahkeme kararıyla hüküm giymiş bir kişinin belirli bir kısmını cezasını infaz etmesi ve belirli şartları yerine getirmesi durumunda cezaevinde kalan süresinin infazından muaf tutulmasıdır (TCK 107. madde). Koşullu salıverme için belirlenen şartlar arasında, cezanın belirli bir oranının infaz edilmiş olması, iyi bir tutum ve davranış sergileme, rehabilitasyon programlarına katılım ve toplum için bir tehlike oluşturmamanın değerlendirilmesi bulunmaktadır.

 

Koşullu salıverme başvuruları, hükümlülerin cezaevi yönetimine yapılır ve mahkeme tarafından değerlendirilir. Bu süreç, suçluların topluma yeniden entegrasyonunu sağlamak ve ceza sisteminin rehabilite edici hedeflerini desteklemek amacıyla uygulanır.

 

Denetimli Serbestlik

 

Denetimli serbestlik ise, hükümlünün cezasının bir kısmını cezaevinde çektikten sonra, geri kalan kısmını belirli koşullar altında ve bir denetimli serbestlik memuru tarafından gözetim altında toplum içinde geçirmesini içerir. Hükümlü, belirlenen şartlara uymak, düzenli olarak denetimli serbestlik birimine rapor vermek gibi yükümlülüklere sahiptir.

 

Denetimli serbestlik, hükümlülerin cezaevinden çıktıktan sonra topluma uyumlarını sağlamak ve suç tekrarını önlemek amacıyla uygulanır. Bu süreç, suçluların sosyal hayata entegrasyonunu desteklemek için bir memur tarafından izlenen belirli bir süre boyunca devam eder.

 

Farkları Nelerdir?

 

  1. Denetim Süreci:Koşullu salıvermede, hükümlü cezaevinde kalan süresinin bir kısmını tamamladıktan sonra tahliye edilir ve geri kalan süreci belirli şartlara uyarak toplum içinde geçirir. Denetimli serbestlikte ise hükümlü cezaevindeki bir kısmı sonrasında izinle topluma çıkar, ancak bu süreç boyunca belirli şartlara tabidir ve bir denetimli serbestlik memuru tarafından düzenli olarak izlenir.
  1. Süre ve Koşullar:Koşullu salıverme genellikle belirli bir süre veya belirli şartların yerine getirilmesine bağlı olarak uygulanır. Denetimli serbestlik ise belirli bir süreye tabi olabilir fakat daha çok hükümlünün topluma uyumunu sağlamak amacıyla belirlenen koşullar ve denetim altında geçirilen bir süreçtir.
  1. Başvuru ve Değerlendirme:Koşullu salıverme başvuruları mahkeme tarafından değerlendirilir ve mahkeme kararıyla sonuçlanır. Denetimli serbestlik ise genellikle mahkeme kararı olmaksızın bir denetimli serbestlik memuru tarafından değerlendirilir ve uygulanır.

Her iki süreç de suçluların topluma entegrasyonunu sağlamayı amaçlar ancak bu süreçler arasındaki temel farklar, denetimin varlığı ve sürecin yönetimi ile ilgilidir. Hukuki süreçlerin işleyişi ve uygulanabilirliği, ülke içindeki hukuk sistemine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’u inceleyerek daha ayrıntılı bilgi almak önemlidir.

 

Koşullu Salıverme Emsal Kararlar

YARGITAY 1. CD., 03.03.2023 TARİH, 2023/473 E., 2023/794 K.

“ Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli, 2017/201 Esas ve 2018/22 Karar sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü …’nin bu cezasının infazı sırasında, yapılan değerlendirmede hükümlü ile yapılan bireysel görüşmelerde ısrarcı ve manipülatif tutum davranışlar sergilediğine yönelik olumsuz görüş bildirildiği ve ıslaha yönelik uyum göstermediğinden bahisle iyi halli olmadığına ve koşullu salıverilmesinin uygun olmadığına dair Manisa T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 08.03.2022 tarihli ve 2022/1443 sayılı kararına yönelik şikayetin, hükümlünün terör örgütüyle bağlantısının devam ettiğine dair tespitin olmadığı, değerlendirme yapılırken somut ve denetlenebilir gerekçelerle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kabulü ile anılan kurul kararının iptaline ilişkin Manisa İnfaz Hâkimliğinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/1942 Esas, 2022/2147 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2022/375 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.11.2022 tarihli ve 94660652-105-45-15287-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/144584 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

  1. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/144584 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, hükümlünün iyi halli olmadığının tespitine dair adı geçen Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 08.03.2022 tarihli kararına yönelik şikayette bulunulması üzerine, Manisa İnfaz Hakimliği tarafından; iyi halliliğe ilişkin değerlendirmenin Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde düzenlenen hususlar dikkate alınarak somut ve denetlenebilir gerekçelerle yapılması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmesini müteakip, merciince anılan karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24 üncü maddesinde yer alan, “ (1) Hükümlüler; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular gibi gruplara ayrılırlar.” şeklindeki, Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin hükümlülerin gruplandırılması başlıklı 19 uncu maddesinde yer alan ”Hükümlüler, bulundukları veya gönderildikleri ceza infaz kurumlarında; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Zihinsel ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, ç) Terör suçluları, d) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, e) Gözlem sürecinin devamına karar verilenler, gibi gruplara ayrılırlar.” şeklindeki, Anılan Yönetmeliğin 24 üncü maddesinde yer alan ”..19 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca; a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, ç) Tarafsız olanlar şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar..” şeklindeki, Bahsi geçen yönetmeliğin tanımlar başlıklı 1-i maddesinde yer alan ” İyi hâllilik: Hükümlü hakkında ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığına ilişkin olarak yapılacak işlemlerde; katıldığı eğitim öğretim ve iyileştirme programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, aldığı ödüller ve disiplin cezaları dikkate alınmak suretiyle idare ve gözlem kurulunca yapılan ve iyileşme düzeyini gösteren değerlendirmeyi..” şeklindeki, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde yer alan 1- Hükümlülerden; a)…cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha azsüre kalanlar, b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha azsüre kalanlar, c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha azsüre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir. Açık kurumlara ayrılabilmek için, ayrıca; ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan azsüre kalması, şartı aranır…” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmeleri için, koşullu salıverilme tarihlerine bir yıldan az süre kalması, mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi halli olmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, Somut olayda, Manisa T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu tarafından, hükümlünün cezasının infazı sırasında, “…Şahıs ile yapılan tüm bireysel görüşmeler değerlendirildiğinde ısrarcı ve manipülatif bir tutum ve davranış sergilediği, yapılan iyileştirme planı kapsamında ıslaha yönelik tam bir uyum göstermediği izlenimi oluşturması, ardef sonucu riskli kişililk kategorisinde orta düzeyde olması sebebiyle şahsın tekrar suç işleme riski taşıdığı ve bir süre daha gözleme tabi tutulması gere düşünüldüğü,…Hükümlüye Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan verilen cezaya istinaden, hükümlünün Bankasya hareketlerinin olduğu, Örgüt ile bağlantılı KHK ile kapatılan aktif çalışanlar derneği kurucularından olduğu, bylock kullanım kaydının bulunduğu, hükümlünün bylock kullandığı gibi örgüte üye yaptığı bir çok örgüt elemanına da bylock yüklettiği gerekçeli kararda belirtilmektedir. Ayrıca hükümlüye Psiko Sosyal Servisi tarafından düzenlenen raporda hükümlü ile yapılan görüşmeler sırasında hükümlünün işlediği suçtan pişman olduğunu belirtmiş ise de bireysel görüşmeler de ısrarcı ve manipülatif tutum ve davranışlar sergilediği, ıslaha yönelik uy göstermediği bunun sonucunda olumsuz görüşün bildirildiği göz önüne alındığında hükümlünün tahliye olması sonrasında topluma uyum sağlamakta sıkıntı duyacağından hükümlünün koşullu salıverilmesinin uygun olmayacağı kanaatine varılmıştır…” şeklinde değerlendirme yapılarak iyi halli olmadığına dair kararın verildiği, söz konusu değerlendirmenin cezanın infazı sırasında idarece yapılan gözleme dayanılarak somut olarak ortaya konulduğu anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

  1. GEREKÇE
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizi kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

  1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi” başlıklı 89 ncu maddesi;

(1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanma yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.

(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet Başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet Başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır.

….

(5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır.

(6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez.

(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir.”

  1. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 16’ncı maddesi;

“(1) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda; ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanma yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre topluml bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında; idare ve gözlem kurulu tarafından, iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Yapılan değerlendirmede; infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı eğitim-öğre psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, yükümlülüklerine riayeti, kurum güvenlik ve düzenine katkısı, aldığı disiplin cezaları ve ödüller dikkate alınır.”

  1. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 17 nci maddesi;

“(1) Kurul kararları gerekçeli olarak yazılır; karara karşı başvuru yolu, merci, süresi ve şekli kararda açıkça belirtilir.

(2) Açık ceza infaz (Değişik ibare:RG-10/11/2021-31655) kurumuna ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye dai değerlendirmede hükümlünün iyi hâlli olmadığına karar verilmesi durumunda, hükümlü hakkında yapılacak bir sonraki değerlendirme tarihi kararda açıkça belirtilir. Yeniden değerlendirme süresi (D ibare: RG-10/11/2021-31655) üç aydan az, bir yıldan fazla olamaz. Hakkında olumsuz karar verilen hükümlü hakkında psiko-sosyal yardım servisi ile eğitim ve öğretim servisince hazırlanan iyileştirme planı revize edilerek hükümlüye tebliğ edilir.

(3) İdare ve gözlem kurulunun, açık ceza infaz kuruma ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye esas olumlu iyi hal değerlendirmesini içeren gerekçeli kararı; 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yazılı “gerekçeli rapor” ile ilgili yönetmeliklerde belirtilen “değerlendirme raporu” ve “iyi hal kararı” yerine geçer.” Şeklinde düzenlenmiştir.

  1. Yasal mevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5275 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 14 ncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oluşturulan İdare ve Gözlem Kurulunun iyi hâl değerlendirmelerin yapacağının ve bu değerlendirmelerin 5275 sayılı Kanun’un 89 ncu maddesi ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesindeki düzenlemeler esas alınarak yapılması gerektiğinin hüküm altına alınmıştır.
  2. İyi halliliğe ilişkin değerlendirmenin hükümlünün ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında, infazın tüm aşamalarında katıldığı eğitim-öğretim, psiko-sosyal yardım ve destek programları ile sosyal ve sportif faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu, yükümlülüklerine riayeti, kurum güvenlik ve düzenine katkısı, aldığı disiplin cezaları ve ödüller dikkate alınmak suretiyle yapılması, yapılan değerlendirme sonucunda somut ve denetlenebilir, dosya içeriğine uygun takdir hakkının objektif ve yerinde kullanıldığını gösterecek nitelikte yeterli ve yasal gerekçe gösterilmesi ve karar veril gerekmektedir.
  3. Somut olayda, mevzuattaki yasal düzenlemeler dışına çıkılarak İdare ve Gözlem Kurulu kararında hükümlünün yargılandığı ve ceza aldığı dosyadaki delillerden ve örgüt içindeki konumundan bahsedilerek topluma uyum sağlayamayacağı yönünde kanaat oluştuğu ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. İdare ve Gözlem Kurulu tarafından hükümlünün iyi halli olmadığına dair verilen kararda gösterilen gerekçenin dosya içeriğine uygun, yerinde ve yasal olmadığı belirlenerek hükümlünün şikayetinin kabulü ile İdare ve Gözlem Kurulunun 08.03.2022 tarih ve 2022/1443 Karar sayılı kararının iptaline ve yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesine dair İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2023 tarihinde karar verildi.”

Sonuç Olarak

Bu yazımızda Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 ve devamı maddelerinde tanımlanan Koşullu salıverilme konusu ele alınmıştır. İnfaz kanunu ve infaza ilişkin hususlar uzman bir Ankara ceza avukatı desteği isteyebilmektedir. Hesaplamalar, kanunda belirlenen hususlar önemlidir. İnfaza ilişkin işlemlerde ofisimizi arayarak bizlere ulaşabilirsiniz.